pdf
DÜNYANIN GÖZÜNDEN ATATÜRK
Seydahmet Soylu[1]
“Elemim Türk milletinin elemi kadar büyüktür.” (16 Kasım 1938)²⁸
“O büyük insan yalnız Türkiye için değil, bütün Doğu milletleri için de en büyük önderdi.”⁸,²¹
“Sema-i İslam’da Türk’ün birinci defa doğan şu Cumhuriyet yıldızı yeryüzünde bütün İslam milletlerini feyizli ve ümitbahş ziyalarıyla ışıklandıracağına imanımız vardır.”¹⁵
“Esarete mahkûm edilmiş bir istiklâl hakkını kuvvetle kazanmış, idam fermanını yırtıp düşmanlarının suratına fırlatmış adamdır.”²,⁶,⁸
“Yakın Doğu’nun şimdiki çehresini bu adam belirledi.”⁸
”Bu biricik adamın bir daha dünyaya geleceğini sanmıyoruz. O’nun gerçek büyüklüğünü zaman gösterecektir.”⁴
“Hayata gözlerine yuman Atatürk, tüm gücü ile halkının geleceği için çalışan bir babaydı.” (10 Kasım 1938)⁵
“O’nun devrimleri kadar derine nüfuz etmiş çok az devrim vardır… Onu milletinin önderi yapan, asker nitelikli Türk halkının onun siyasi ve askeri yeteneklerine gösterdiği büyük saygıydı. Dürüst ve yanlış anlamalara yer vermeyen devlet adamlığı onun askeri kişiliğinin bir göstergesiydi.”¹⁴
Yakın Doğu’nun bugünkü görünümünde en büyük pay kesinlikle bu askerlik hayatından gelme adamındır.
Kemal Atatürk kurucusu olduğu yeni Türkiye Devleti’nin özgürlüğü ve bağımsızlığı içeride ve dışarıda herkes tarafından kabul edilinceye kadar neredeyse dört yıl boyunca sürekli savaşmak zorunda kalmıştır.“ (10 Kasım 1938)⁵,¹⁴
“Atatürk, yeni Türkiye’nin yaratıcısı olduğu kadar ulusunun eğiticisi ve yetiştiricisi olmuştur. Atatürk, kişiliğinin kuvvetiyle milletleri içten ve dıştan değiştiren savaş şefleri arasında özel bir yer tutacaktır. O, yeni Türkiye’nin yaratıcısı ve kurucusu olmuştur. Yakın doğunun şimdiki çehresini bu adam tespit etti.”²,⁶
“Sert ve kararlı görünümlü, otokrat, tutkulu ve sözünü esirgemeyen adamın tüm varoluşu şu üç kelimeyle ifade edilecektir: Türk, hesapçı ve asker. Atatürk’ün eseri yabancılaşmış bir Türkiye’nin Türkleştirilmesiydi. O, halkı milliyetçi düşünceyle yapılandırma akımının Ön Asya’da savaş sonrasında çıkan ilk temsilcisiydi. Onun taşıdığı ruhtan ve verdiği mücadeleden önce Tahran ve Kabil, sonrasındaysa tüm Arap âlemi etkilendi. Onun Türkiye’yi soktuğu yol, ölümünden sonra ülkesi tarafından asla terkedilmeyecektir. (Edmund Schopen, 10 Kasım 1938)⁵
Türk halkının seçilmiş temsilcileri aracılığıyla yeni Türkiye Devleti’nin yaratıcısına verdiği Atatürk – Türklerin babası – ismi sadece içi boş bir kelime değil, her Türk vatandaşı için kelime anlamını aşan, özel bir anlamı olan bir payedir. Ancak aynı zamanda bu büyük devlet adamının diğer adı olan ‘Kemal’ de taşıyıcısı için önemli sembollerle doludur. Dilimize ‘olgun’ olarak çevrilebilecek bu ismi o, bir tesadüf eseri değil, elde ettiği başarılardan dolayı taşımaktaydı.” (11 Kasım 1938)⁵
29 Ekim 1923, tüm dünya ülkeleri Türkiye Cumhuriyeti’ni tanıyor.”⁸
Zafer neşesiyle kendinden geçmiş bir diplomasinin kararını “hayır” diyerek yırtmak ve yüzlerine fırlatmak örneğini biz Almanlar, Türklere borçluyuz.”²,⁸
“Özgürlük savaşını büyük bir enerjiyle sürdürdü ve sona erdirdi. ‘Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!’ Padişahtan aldığı emri göre evlerine göndermesi gereken askerlere verdiği emir bu olmuştu ve o hedefe ulaşıldı.” (Dr. Karl Viererbi, 11 Kasım 1938)⁵
”Atatürk isminin ardındaki hikâye, Türk halkının gönlüne asla silinemeyecek bir şekilde kazınmıştır. O kendine özgü devlet adamının kişiliğini ve yarattığı eseri tüm dünya gibi bizler de büyük bir takdirle izliyoruz.” (11 Kasım 1938)⁵
“Bizler Atatürk’ü devlet adamı ve asker olarak değerlendirdik… Bu büyük kaybın arkasında bıraktığı miras, kendi içinde kenetlenmiş ve gençleşmiş bir halk tarafından taşınan millî devlettir.” (Dr. Wilhelm Koppen, 12 Kasım 1938)⁵
“Atatürk Türkiye’yi tek düşmanı kalmaksızın bırakmıştır. Bu zamanımızın hiçbir devlet şefinin başaramadığıdır.”²,⁶
“Halkının kendisine Atatürk yani ‘Türklerin babası’ payesini verdiği adam, halkının özgürlüğe ve yükselmeye giden yoldaki önderi oldu… Bu insanın büyüklüğü halkının uyanışını zorlayabilmesi ve istediği yöne çekebilmesi olmuştur. Bu sayede halkının gönlüne de bir anıt gibi yerleşmiştir.”¹⁴
“Büyük bir asker, dahi bir devlet adamı ve tarihi bir şahsiyet kayboldu. Yeni Türkiye Cumhuriyeti ile nesilden nesile devam edecek büyük bir anıt oluşturdu.”⁸
“Atatürk, bir ulusu bütün vasıtalarından yoksun bırakılsa bile, kendini kurtarabilecek vasıtalarını yaratabileceğini öğreten liderdir. Onun ilk talebesi Mussolini’dir. İkincisi ise benim.”⁸
“Bugün Kemal Atatürk, yarattığı eserlerle bakıp pek haklı olarak kendisine başarıya ermiş bir kimse gözüyle bakabilir. Çünkü Atatürk, her şeyden üstün olarak, Türk Milleti’ne şimdiye kadar erişmediği bir mutluluk getirmiştir.”²,⁶
“Mustafa Kemal mert, dayanıklı ve mücadeleci, kelimenin tam anlamıyla mükemmel bir yönetici.” ⁸
“Tarih kitaplarında Türkler hakkında yazılı olanlar, hatta onlarla savaşanların anlattıkları, gerçekleri ifade etmekten acizdir. Mutluluk Türklerle beraber savaşmaktır. Bu şerefi ömrümün sonuna kadar taşıyacağım.”⁸
“Atatürk bir asker olarak, amansız ve hatta bazı anlarında ümitsiz gözüken bir mücadeleden muzaffer çıkmış ve sonra da devlet sorumluluğunu üzerine almıştır. 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti’nin ilânı, onun diplomatik dehâsının bir eseridir.”²,⁶,⁸
Atatürk daima Türkiye ile Avrupa arasında sıkı bağlar kurmaya çalışmıştır. O’nun bu emeli, Türkiye’nin Avrupa Ortak Pazarı’na katılması ile gözle görünür bir şekilde gerçekleşmiş oluyor.”²¹
“Kemâl Atatürk ile yüzlerce asrın derinliğinden kahraman bir ruh aydınlığa yükseliyor ve bu ruh, dünyanın esarete düşmüş kısımlarındaki milletlere hürriyet ve kurtuluş yolunu gösteriyor. O’nun hüviyeti, Nil sahillerinden eski Çin denizlerine kadar uzanan bir efsane olmuştur…”²,⁶
“O, kendi milleti ve beşeriyet âlemi için beslediği muhabbetle, bir dâhinin neler yarattığına dair, cihana fevkalade heyecanlı bir sahne seyrettirmektedir.”²,⁶,⁸
“Mustafa Kemâl, hırpalanmış, silahı elinden alınmış olan milletle el ele vererek tarihe yeni bir devir açmak için mücadeleye atıldı ve mücadelesinde, ruh kudretinin dünya yüzündeki bütün silahlardan üstün olduğunu ispat etti.”²,⁶,⁸
“Mustafa Kemâl’i yüksek kumandanların çoğuna üstün kılan nitelik, ölümü küçümsemek ve yiğitlik göstermek bakımından askerlerine en büyük örnek olmasıdır.”²,⁶,⁸
“Büyük Yunan filozofu Platon’un ‘Krallar filozof olsa ve filozoflar kralların tahtına otursaydı’ şeklindeki dileği, iki bin yıllık tarihte gerçekleşmedi. Hâlbuki 20. yüzyılda ilk defa Atatürk’ün şahsında Platon’un istediği gibi, kelimenin tam anlamıyla bunu görmekteyiz.”⁸
“Kemal Atatürk ile yüzlerce asrın derinliğinden, kahraman bir ruh aydınlığa yükseliyor ve bu ruh, dünyanın esarete düşmüş kısımlarındaki milletlere hürriyet ve kurtuluş yolunu gösteriyor… Onun hüviyeti bir dâhinin neler yarattığına dair, cihana fevkalade heyecanlı bir sahne seyrettirmektedir.”⁸
“Yeni Türkiye, Atatürk’le yalnız İslam anlayış ve görüşlerini değil, aynı zamanda Avrupa’nın düşünme tarzını da açmıştır. Türkiye bir dürüstlük, samimiyet ve realite politikası gütmekte ve bu sebeple tepkilere, başarısızlıklara uğramamaktadır. Bu politikanın kendisinden öncekilere benzer tarafı olmadığı gibi taklidi de yoktur.”¹¹
“Atatürk, tarihin Türk ulusuna ve insanlığa bir armağanıdır.”²³.²
Atatürk’ün ölümüyle, tarihin tanıdığı en dikkate değer insanlardan biri daha dünya sahnesinden çekilmiş oluyor. ”Türkiye’nin modernleşmesi insanlık tarihinin en çarpıcı sayfalarından biridir ve bu sayfayı yazan Kemal’di.
Halkından ayrılmış olması Türkler için trajik bir kayıptır ama bu aynı zamanda dünya için de bir kayıptır.” (11 Kasım 1938)⁵,¹⁴
“Dünya sahnesinden tarihin en dikkatli, çekici adamlarından biri geçti.“⁸
”Avrupa’nın savaş sonrasındaki tarihî liderlerini başarılarına göre sıraya koyan eksiksiz bir liste oluştursaydık asker, yaratıcı, reformcu, modern Türkiye’nin kurucusu Cumhurbaşkanı Kemal Atatürk bu listenin en başlarında yer alırdı.
On sekiz yıl boyunca yaptığı reformlar, izlediği yapıcı politikalar ve uzun yıllar gelenekle soluk alıp vermiş bir halkı modernleştirme projesi, onun, yüzyılın ilk devlet kurucularından biri olduğunu gösteriyor. Ve eğer yöntemleri itibariyle bir diktatör rolü oynadıysa, ulaştığı sonuçlar, bu açıdan ona sürülebilecek her türlü lekeyi temizlemeye yetiyor.
Ölümü dünya barışı için gerçek bir kayıp oldu.” (11 Kasım 1938)⁵
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ – Military Review (Askeri Dergi), ABD Basını: “Gelibolu Kayası: Mustafa Kemal’in liderliği – Parlak zekâ ve kuvvetli irade sahibi Kemal bir liderdi ve liderlikte iyiydi. Çanakkale Savaşı’nın üzerinden 100 yılı aşkın süre geçmesine rağmen, Atatürk’ün askeri liderliğinden çıkarılacak çok ders vardır. Arazi hakkındaki bilgisi ve olası düşman yaklaşımı üzerindeki etkisi hâlâ günümüz komutanları tarafından kullanılan, savaş alanının ve istihbarat hazırlığının temelidir. (Ocak-Şubat 2021)” (sözcü.com.tr, 14 Şubat 2021)²⁷
Savaş sonrasının ilk diktatörlerinin arasında en benzersiz ve birçok açıdan en harikulade başarılara imza atmış olanlarından biri. Dünyanın gördüğü en büyük liderlerin hiç birinkinden ve aşağı kalmayan gayret ve ulusal liderlik harikaları gösterdi; eski, yozlaşmış ve can çekişmekte olan bir devletin parçalanmış gövdesi üzerine, sağlam bir harçla oluşturulmuş, modernleşmeye yönelmiş ve diğer ülkelerin boyunduruğundan kurtulmuş, egemen bir Türkiye inşa etti.“ (11 Kasım 1938)⁵
Atatürk’ün amacına ulaşmak için bir diktatörün yetkilerini kullanmak durumdan kaldığı bir gerçek. Ancak komşu ülkelerdeki diktatörlerin benmerkezci yöntem ve hedeflerinin yanında Atatürk iyiliksever gözüküyor.
Avrupa’daki ilişkilerin bu kadar kaypak ve gergin olduğu böyle bir dönemde ölmüş olması talihsizliktir.” (11 Kasım 1938)⁵
”Modern Türkiye’nin yaratıcısı ve Cumhurbaşkanı, askeri kahraman Atatürk, devleşen bir devlet yarattı.
Eğer tek kişinin iktidarını haklı göstermek mümkünse, bu ancak Türkiye’nin yaşadığı değişimde olduğu gibi acilen ortaya konmuş bir iktidar örneğiyle olabilir.
1923 yılında Ankara, Cumhurbaşkanının kararıyla başkent oldu. Bu şehri inşa etmek için serbestçe para harcadı ve çağdaş bir şehir yarattı.
Konstantinapol ismini eski Türk ismi olan İstanbul’la değiştirdi.
Kemal Atatürk daima yaşayacaktır.“(11 Kasım 1938)⁵
”Lozan’ı o kazandı; son iki yüz yılda ihtiyar Asya’nın Avrupa’ya kazandırdığı ilk zafer.”², ⁶
“Savaş sonrası döneminin en yetenekli liderlerinden biri.”²,⁶,⁸
“İnsanı teslim alıcı gözlerinde fevkalade önderlik kuvveti vardır. Kalın kaşları sakin durmaz. Yüksek, entelektüel zirvelere kalkar ve şayanı hayret derecede geniş alnında derin çizgiler oyacak bir şekilde çatılır. Derisi açık renkli ve güneşten yanmıştır. Esmer değildir. Saçı sarımtırak kahve renklidir. Ağzının temiz kesilmiş hatları ve çenesi kararlarının kesinliğini gösterir. O, tetiktir, hazır cevaptır, dikkati çekecek kadar zekidir.”²
Türkiye’yi geçmişinden kurtarmak için çok şey yapmış bir insan öldü: Modern Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk. Ulus enerjik liderinin önderliğinde, Müslüman geleneklerinden koptu ve büyük bir silkinişle ekonomik açıdan olduğu kadar sosyal açıdan da Batılı bir yaşam tarzını benimsedi. Türkiye uluslararası diplomasi alanında önemli bir yer edindi, büyük güçler tarafından Yakın ve Ota Doğunun anahtarı olarak görülen bir devlet haline geldi.” (13 Kasım 1938)⁵
“Kemal milletini ve halkını; kurumlarını, dillerini ve hatta kıyafetlerini çağdaşlaştırmaya yöneltti. Fes ve peçe kullanımına son verdi, harem ve halifeliği kaldırdı. Okuma yazmada başarılı girişimde bulundu. Sanayiyi destekledi ve ulusal tarımın gelişmesine katkıda bulundu.
Hırslarını milli sınırlar dışında toprak kazanmaya yöneltmedi. Osmanlı İmparatorluğunu yeniden diriltme çabasına girmedi. Türkiye ve Yunanistan arasında bir dostluk kurarak ne kadar iyi bir devlet adamı olduğunu gösterdi. Çünkü Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu şeyin barış olduğunu biliyordu.” (11 Kasım 1938)⁵
Atatürk, ardında güç siyaseti oyununda stratejik konumunu en iyi şekilde kullanan güçlü bir cumhuriyet, çağdaşlaşmış ve Batılılaşmış bir ülke bıraktı” (11 Kasım 1938)⁵
“Atatürk geçtiğimiz yirmi yıl süresince Türkiye’nin umutsuz, güçsüz ve geri kalmış Doğulu bir devlet olmaktan, güçlü, öz güvenli ve ilerleyen bir millet durumuna geldiği, takdire şayan evriminin itici gücü oldu.” (11 Kasım 1938)¹⁰
”Türkiye’nin en önemli sosyal ve siyasal mimarı Atatürk, ardında demokrasinin biçimsel mevcudiyeti açısından hiçbir eksiği olmayan bir ülke bıraktı.” (21 Kasım 1938)⁵
“Atatürk’ün anayasası, insana heyecan veren şiirli bir dille, her Türkün hür doğduğunu ve hür yaşayacağını ilan etmektedir.”²⁸
Atatürk’ün halkına umut veren modern ve müreffeh bir demokrasi olarak Türkiye vizyonunu desteklemeyi ve ‘Yurtta barış, dünyada barış’ ilkesini gerçekleştirmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.”⁸
“Kendisi tarihin şeklini değiştiren bir liderdir. Kendisinin bıraktığı en büyük miras, Türkiye’nin canlı, laik demokrasisidir.”⁸
“Dünya üzerinde istilâ orduları, Yunanlıların uğradıkları büyük bozgun gibi bir yenilgiyle pek az karşılaşmışlardır.”²
“Mustafa Kemâl, başarılarının çoğunu tükenmek bilmeyen sabrı sayesinde elde etmiştir.”²,⁶,⁸
“Cihanı hayran bırakan bu Türk, Türklerin göğsünü Türk olduklarından, tarihlerinden ve dillerinden dolayı bir daha kabartmıştır ve Türkiye’nin geleceği için, geçmiş yüzyılların toplayabildiğinden daha fazla bir kudret toplamıştır.”²,⁶, ⁸
“O, Türklüğün özgürlük ve ihtişam sembolüdür.”⁸
“Gerçeklik O’nun korkmadığı şeydi.”²¹
“Gazi Kur’an’ı Türkçeye çevirerek, ulusu için büyük bir dini devrimi başarmış, Luther ve Wycliffe gibi büyük din devrimcileri safına geçmiştir.”⁸
Hiçbir Türk, yurttaşlarının içinde bulundukları korkunç durumu Kemal Atatürk kadar doğru bir şekilde göremedi. Türklerin düşünüş tarzının ne şekilde değişebileceğini anlayan sadece o, olmuştur. (1937)¹¹
“Bugün herhangi bir yerden kendinden üstün devlet adamı bulunmayan Mustafa Kemal kadar büyük, liyakatli bir zatı, Türkler nadiren yetiştirmişlerdir.”²⁸
“Atatürk’ün ölümünden dolayı Amerika Hükümeti pek çok üzgündür. Bu kayıp, yalnız Türk Milleti’ne ve sınırların inhisar etmemiştir. Yayıldığı yerler çok geniştir.”²,⁶,⁸
”Benim üzüntüm iki türlüdür: Önce büyük bir adamın kaybından dolayı bütün dünya gibi üzgünüm. İkinci üzüntüm ise bu büyük adamla tanışmak konusundaki içten dileğimin gerçekleşmesine imkân kalmamış olmasıdır.” (Cumhuriyet, 21 Kasım 1938)⁴,⁸,⁹
“Sovyet Rusya Hariciye Nâzırı Litvinof ile görüşürken kendisine onun fikrince bütün Avrupa’nın en kıymetli ve en ziyade dikkate değer devlet adamının kim olduğunu sordum. Bana verdiği cevapta: Avrupa’nın en kıymetli devlet adamının bugün Avrupa’da yaşamadığını, bunun Türkiye Cumhur reisi Mustafa Kemâl olduğunu söyledi.”²,⁶
“Ülkesine bağlılığı, kendisine bütün dünyanın saygısını kazandıran Atatürk.”²,⁶,⁸
Beyaz Saray’daki görevim tamamlanınca ilk yapmak istediğim şey, zamanımızın bu en dikkate değer şahsiyetini ülkesinde ziyaret etmekti. Kader buna izin vermedi. Bu çapta insanlar dünyaya sık gelmezler.”⁸
Korkusuz Türk lider ülkesine kendi başının çaresine bakmayı öğretti. Gözleri bir devletin yükselişini gördü. Ölümüyle ardından birleşmiş bir ülke bıraktı. Çağdaş Türkiye artık Batılı ülkesidir.” (The Washington Post, 13 Kasım 1938)⁵
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ – Hester Donaldson Jenkins, Amerikalı Felsefeci: “Gerçekten, Atatürk büyük bir öğretmendir.”⁸
“Dünyanın hiçbir yerinde, Türkiye’nin karşılaştığı pedagojik meselelerden daha büyüğü olmadığı gibi, hiçbir yerde de bu hususta cumhur reisi Kemal Atatürk’ten daha kat’i ve cesur teşebbüslere girişilmemektedir.”²⁸
Bir diktatörün tepki yaratmadan neler yapabileceğine çok güzel bir örnek; çünkü Kemal ne yaptıysa içtenlikle ve halkının iyiliği için yaptı! ”Kemal Paşa’nın ölümü, dünyanın büyük yöneticilerinden olan bir diktatörü aramızdan ayırdı. Buna en azından sağduyu sahibi herkesin üzülmesi gerekir.”(12 Kasım 1938)⁵
“Çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan özgür Türkiye’nin doğması, yeni Türkiye’nin özgürlük ve bağımsızlığını şerefli bir şekilde ilân ve o zamandan beri koruması, Atatürk’ün Türk halkının işidir. Şüphesiz ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuşu ve o zamandan beri Atatürk’ün, Türkiye’nin giriştiği derin ve geniş inkılâplar kadar bir kitlenin kendisine olan güvenini daha başarı ile gösteren bir örnek yoktur.” (10 Kasım 1963)²,⁸,²⁸
“O, Türklere, bir milletin büyüklüğünün temel taşını teşkil eden, kendine güvenme ve dayanma duygusunu vermiştir.”⁸
“Atatürk’le aramızdaki içten dostluk, geçmişle ilgili mutlu anlarım arasındadır. Şu geçen birkaç sıkıntılı yılın günlerinde dünya sorunlarının çözümü içinde kendi büyük kudret ve kabiliyetini bize bağışlamış olabilmesini ne kadar sık özlemişim.” (1946)²¹
Ben Atatürk’ün sadık arkadaşlarından biri olmakla büyük iftihar duyuyorum.” ²⁸
“Mustafa Kemal’in Çanakkale Boğazı’nda kazandığı zafer, yüzyıllardan beri Karadeniz’den çıkarak Akdeniz’e ulaşmayı amaç edinmiş olan Çar Rusya emperyalizminin ölüm çanını çaldı.”²¹
“Tarihi yüzlerce yıl geriye götüren Hitlerizm, bilgisizliğe değer verecek başarı kazanmaya karar verdiği sırada, yüzyıllarca ileriye koşan Kemalizm bilimsizlikten özgürlüğe uluşmayı ülkü edindi. Böyle bir özgürlüğü, diğer bütün özgürlüklerin izlemesi tabiidir.”²¹
“1937’de Atatürk’le diktatörlük konusunda tartışırken bana: Diktatör Hitler’i neden istemediğimi, fakat diktatör dedikleri halde kendisiyle neden dost olduğumu sordu. Cevabım şuydu: Sizin diktatörlüğünüz esir bir ulusu özgürlüğe kavuşturuyor, oysa Hitler’in zulmü özgür bir ulusu esirliğe götürüyor.”²¹
“Devrimcinin halkına vereceği en değerli şey barıştır. İşte Atatürk bunu başarmıştır.”⁸
“Türkler Atatürk’ün liderliğinde düşmanlardan kurtuldu. Türkler Atatürk’e çok şey borçlu”²⁵
Türkiye’de ebediyen bir daha diktatör olmaması için diktatörlük yaptı.”(11 Kasım 1938)⁵
“Atatürk, pek kısa zamanda memleketinin çehresini tamamen değiştirmiş, eski Türkiye’den modern bir devlet çıkarmıştır. Türk Milleti kendisine maddi ve manevî refahına borçludur.”²,⁶
“Atatürk, eski Türkiye’den modern bir devlet çıkarmıştır.”⁸
Kemal’in gerçek anıtı Türkiye’nin kendisi, 20. yüzyılın yeni Türkiye’sidir.” (11 Kasım 1938)⁵
“Atatürk çok büyük düşüncelerin adamı, bir devlet mimarıydı.”²,⁶,⁸
“Alman milleti, tarihsel başarıları özgürlük aşığı tüm halklar için bir örnek ve uyarı oluşturacak olan yeni Türkiye’nin ebedileşmiş kurucusunu, tarihin şimdiye kadar gördüğü en büyük şahsiyetlerden biri olarak kabul etmektedir.” (13 Kasım 1938)⁵
Şunu göz önünde tutmak gerekir. Ben her şeyden önce dış biçim adamıyım. Böyle olmasaydım, heykelci olmazdım. Binaenaleyh intibaımı bu bakımdan söyleyeceğim. Çünkü yalnız biçimdir ki bana, karşımdaki insanın özüne işlemek imkânını verir. Doğaldır ki hareket bütünler. Diyebilirim ki Atatürk biçim ve hareketine göre, olağanüstü bir insan, fakat bu olağanüstülük, Nietsche’nin ki gibi değildir. Nietcshe hasta idi.”²,⁶
“Atatürk öyle bir insandır ki, hayalî değildir. İstediğini bilir, bildiğini yapar, yapamayacağı bir şeyi de istemez.”²,⁶,⁸
“Gazi, ulus birliğinin hem sembolü, hem ustası hem de garantisidir.”²¹
Atatürk esir aldığı komutanlara insanca davrandı. Esir aldığı bayrakları çiğnemedi, çiğnetmedi. Esir aldığı halklara saygı duydu… O, Sadece toprağını korudu… Ülkesini ve milletini sevdi, onlar için savaştı… Tüm insanlığa, Mazlum milletlere örnek oldu… Emperyalizme dur dedi… Çağdaş düzeni kurdu… Özgürlükleri, İnançların serbestliğini, Kadınlara seçme seçilme hakkını, Bilimi, Doğanın korunmasını, Sanatı ön plana çıkardı… Daha ne yapsaydı, Biz evrensel bilim insanlarına?” ³³
“Çok işkence gördüm, çok çektirdiler. Hiçbirine yanmam da bir Atatürk rozetim vardı yakamda, onu aldılar elimden hala içim yanar.” ³⁷
“Atatürk’ün büyük eserinin bundan sonra da devam etmesini gerek Türkiye adına gerek bütün Avrupa adına dileyelim.”⁸
Thomas Mann bu sıra dışı insanı ‘büyük ölçekli’ bir insan olarak anmaktadır. Yani, büyük boyutlu, çok büyük boyutlu, doğal olmayacak kadar büyük boyutlu bir insan olarak. Çünkü gerçekten de, halkının ve çağının tüm insanlarından daha yüksek bir moral itibara sahipti.” (11 Kasım 1938)⁵
Kemal Atatürk, Millet Meclisini ulusun en büyük yetkili organı olarak tanıyan, demokrasiyi benimsemiş Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdu.
Atatürk tüm planlarını hiç tereddüt etmeden, sonuçlarından kuşku duymadan ve her zaman ülkesinin iyiliği ve onuru için gerçekleştirdi. En karanlık günlerde bile Atatürk, aklına koyduklarını uygulamakta en ufak bir kararsızlık göstermedi.” (11 Kasım 1938)⁵
Balo resepsiyonlarda davetlilere, yurt içindeki gezilerindeyse meydanları dolduran halka, alfabenin harflerini kendi eliyle tara tahtaya yazıp tanıtarak, bu değişikliğin yararlarını gösterdi. ” (Ignatius Playt, 12 Kasım 1938)⁵
Bu derecede insanlar, yüzyıllar içinde yalnız bir defa görülür. Şimdiki Türkiye’nin tarihi bu müstesna devlet adamının tarihidir.”²,⁶,⁸,²¹
“ Dün, saat 22’de yeni Boğazlar mukavelesi Montreux’de imzalanmıştır. Türk milletinin biz çok iyi anlıyoruz. Bu mukavele Kemal Atatürk’ün vatanına karşı kazanmış olduğu yeni bir liyakatin ifadesidir. Bu mukavele ile Türkiye, yeniden Boğazların askeri müdafaasını hazırlamak hakkını kazanmıştır. 1922 askeri zaferiyle başlamış olan büyük kurtuluş, Kemal Atatürk’ün Montreux’deki diplomatik zaferiyle tamamlanıyor.” (Ulus, 25 Temmuz 1936)³⁰
“Avrupa’nın savaş sonrası dönemindeki en saygın şahsiyetlerinden biri Atatürk’ün erken ölümü nedeniyle Türkiye’nin kaybı çok büyüktür” (T. K. Pavlov, 11 Kasım 1938)⁵
“Atatürk, açık kıvılcımlı gözlerini hayata kapadı. Politik sahneden tükenmez bir enerji kaynağı, kuvvetli bir sima çekiliyor.”³⁵
Dost ve komşu Türk Milleti’nin bu kayba cesaretle katlanmasını ve rahmetlinin arkadaşlarının da, milletlerin hissiyetinde bu büyüklükte dâhi bir devlet adamının ve büyük ıslahatçının kaybından sonra meydana gelmesi normal olan zorlukları yenmelerini dileriz.”²,⁶
“Büyük asker, cesaretli ıslahatçı ve müstesna devlet adamı ‘Atatürk’ adını haklı olarak taşımış olan adam…”⁸
Onun dehasını ve gerçekleştirdiği devrimlerin ve yaptığı işlerin ne kadar büyük olduğunu gelecek kuşaklar hayret ve minnetle anacaklardır.”⁸
“Bulgar halkı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Kemal Atatürk’ü saygıyla anar. O’nun ifade etmiş olduğu ‘Türkiye ve Bulgaristan dost olmalıdır. ’ sözlerine bizde çok büyük değer verilir. (Anıtkabir Defteri, 20 Mart 1968)¹⁵
Bu derece yüksek yaratılışta bir adama sahip olduklarından dolayı Türklere gıpta ediyoruz.
“Çünkü biz de bugün, Mustafa Kemâl’in dünya sahnesinde göründüğü zamandaki Türkiye’nin vaziyetine benzer bir mevkide bulunmaktayız. Atatürk Türkiye’yi İngiliz parlâmentarizm modeli üzerinden bir devlet yapmış ve memleketine kuvvetli bir sanayi yaratmıştır. Özetle, Atatürk modern Türkiye’nin yaratıcısıdır. Türkiye, Müslümanlık âleminde bir mucize manzarası arz etmektedir. Türkler ilelebet Atatürk’e minnettar kalacaktır.”²,⁴,⁶,⁸
Atatürk, bütün Asya kıtasının Ata’sıdır.”²,⁶,⁸
“Kemal Atatürk büyük bir askerdir fakat barışseverdir ve bütün komşu devletlerle dostluk dileğindedir. Bu ülkü şudur: ‘Özgürlük ve ulusal egemenliği yabancı istilacılara karşı her ne pahasına olursa olsun savunmak ve modern bir devlet kurulmasına çalışmak’”⁸
Onun hayatı, iktidara doğru aralıksız ve amansız bir yürüyüşün, başarının, ne istediğini ve onu nasıl elde edebileceğini bilen bir adamın sarsılmaz azminin hikâyesidir.
Türkiye’yi, doğuya özgü hurafeler ve istibdat rejimleri arasında sıkışmış, eski kafalı, yoksulluk ve cehaletle boğuşan bir köylü ulusundan modern, öz saygısı yüksek, Avrupai bir güce dönüştürmesi, tüm uygar dünyanın hayranlık ve saygısını kazanmıştır.” (11 Kasım 1938)⁵
“Yeni Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Atatürk’ün ölümü, sadece dünya çapında muhteşem bir şahsiyeti ve büyük bir lideri değil, on yıllar boyunca Türk halkının bağrında alevlenmiş ve büyümüş özgürlük ateşinin gerçek kaynağını da bizden ayırdı.
Kral, Sultan, İmparator… istediği her unvanı alabilirdi. Halkı uğruna kendinden feragat etti. Horlanmış ve hakarete uğramış bir halktan güvenli ve onurlu bir ulus yarattı. ‘İşim bitti’ diye düşünen bir halka, zorlu bir çabayla barış, şan şeref ve öz saygı kazandırdı.” (12 Kasım 1938)⁵
Çin Halk Cumhuriyeti okullarında Atatürk ve Cumhuriyet devrimleri okutuluyor.”⁸
Pekin Üniversitesi 1979’da yaptıkları değerlendirmelerde, Kemalizm’in hem Çin’de hem de dünyada etkilerini kabul etmişlerdir.”⁸
Çin’de Mustafa Kemal Atatürk’ü bilmeyen lise öğrencisi hemen hemen hiç yoktur. Çünkü ders kitabı olarak okutulan ‘Yakınçağ ve Çağdaş Dünya Tarihi’ kitabı, Mustafa Kemal ve onun önderliğindeki Türk devrimlerini de içermektedir.”⁸
Başkomutan olarak doğmuştu. Çok gayretliydi ve dürüsttü. Direniş adamıydı ve reformculuğa doğuştan yatkındı.
Türkiye’nin yeniden kurulması öyle küçük bir hareket değildi. Aksine büyük bir devrimdi. Halifelik kaldırıldı ve Osmanlılar Avrupalılaştırıldılar. Yirmi yıl içinde, kendi ulusal sınırları içinde yepyeni bir ülke kurdu. Kurucu ne Allah ne de İsa idi. Büyük kurucu, henüz o zaman gazi unvanı taşıyan Kemal Paşa idi.” (10 Kasım 1938)⁵
“Hayatının en olgun çağında ve işinin ortasında vefat etti. Ancak bütün hayatı boyunca bağlandığı askerlik ve devlet adamlığı idealleri tarihte iki ayrı çağın simgeleri olarak devam etmektedir. İktidarlarını kılıçla elde eden pek çok kişinin aksine, Kemal zaferden sonra asla kılıcını kullanmadı.” (11 Kasım 1938)⁵
“Atatürk, karşısına çıkarılan bütün orduları ezdikten sonra, Lozan’da 1923 Haziran’ında yenilmişlere millî Türkiye Devleti’ni dikte etmiştir. Atatürk, hudutlarını çizmiş olduğu Türkiye’nin O’na öncekinden daha büyük görevler yükleyeceğini kavramıştı. O, arkasında Batılılaşmış modern bir devlet bırakmıştır.”²,⁶,⁸
“Atatürk’ün dış politikası, tarihte bir örnek olarak kalacaktır. Dostça anlaşmalarla dış borçlar sorununu düzeltmiş, Boğazları tekrar sağlamlaştırmış, kan dökmeden Hatay sorununu çözmüştür.
Birçok ıslahat arasında işçiye yeni bir hayat standardı sağlamış olan Atatürk, arkasında manen ve maddeten kendi izi üzerinde yürüyebilecek kudrette donatılmış bir Türkiye bırakmıştır.”²,⁸
“Atatürk, yirminci yüzyılın en büyük mucizesidir.”⁸,⁹
“Türkiye’nin önderi bütün devletlerin hiç beklemedikleri bir şeyi gerçekleştirmiş ve hasta adam diye anılan bir Türkiye’den güçlü, uygar bir ülke yaratmıştır.”⁴
Bize eziyet edip ‘Nefsimizi Terbiye Ettiği’ için işgalci ve istilacı efendilerimize başkaldırmak şöyle dursun, neredeyse şükretmeliydik. Kemalist Türkler Müslümanlığın yüzünü ağarttı.’⁸
Onun ölümüyle Türkiye Cumhuriyeti kurucusunu, Türk milleti liderini, dünya ise çağımızın seçkin devlet adamlarından birini yitirdi.” (11 Kasım 1938)⁵
“Diğer diktatörlerin ya da liderlerin aksine Kemâl Atatürk siyasal ve sosyal görüşlerini Türklere ya da kendisiyle ilişkiye geçenlere zorlamadı. En büyük isteği, reform taslaklarını halkıyla tartışmaktı; çünkü inandırarak reforma inanıyordu ve Türkleri görüşlerinin sağlıklı olduğuna inandırmaya çalıştı. Kemâl Atatürk, övünmeyi ve tehdidi sevmiyordu.”⁶
Bağımsızlığın elde edilmesinde kalkınmasında Snellman ulusal bir düşünürdür… Mannerheim bir asker ve stratejik liderdir… Kekkhonen ise bir devlet adamıdır… Türkiye’de ise tüm üç karakter Kemal Atatürk’te birleşir.”⁸
Hem asker, hem de devlet adamı olarak büyük bir muzaffer liderin tüm özelliklerine sahip, olayları soğukkanlı değerlendirebilen bir realist, bir o kadar da esnek bir taktisyen idi.
Kemalist Türkiye devlet olarak son derece sağlam bir zemine oturmuştur ve kurucusunun yaptığı büyük işleri devam ettirmek, Mustafa Kemal Atatürk okulunda yetişen, yani bağımsızlık için onunla omuz omuza mücadele veren ve büyük inşa çalışmasında onunla mesai arkadaşlığı eden devlet adamlarına düşmektedir.” (11 Kasım 1938)⁵
“Atatürksüz, Türkiye büyük bir devlet olamazdı.”(Tan, 15 İkinci Teşrin, 1938)¹⁹
FİNLANDİYA – Zuhur Tahir, Finlandiya İslam Cemaati’nden (Atatürk’ün Vefatından Sonra Ankara’ya Gelen Mektuplardan): “Ata’nın ölümü nedeniyle Finlandiya Türkleri matem içindedir”¹¹
FRANSA – Excelsior Gazetesi, Fransa Basını: “Çok büyük bir adamdı… bir siyasi dâhiydi.”²,⁶
“Atatürk çok büyük bir şahsiyet, çok büyük bir komutan, politik bir dehadır.”⁸
“Okul öğretmenliği yapan devlet başkanı: Türkiye Latin harflerini kabul etti. Mustafa Kemal’in bütün yenileşme girişimleri içinde, bunun kadar hayret verici olanı belki de yoktur. Bir milletin alışkanlıklarını bir günde değiştirmek, yüzyıllarca alıştığı bir yazı yerine, yeni bir yazı koymak… Bunu düşünmek bile imkânsız görülmez mi? Fakat memleketin, şu güzel ismi ‘Gazi’ adını verdiği bu başkana galiba hiçbir şey imkânsız görünmüyor.”⁸
“Kemal Atatürk ile Hitler ve Mussolini arasında büyüklük yönünden karşılaştırma yapmak yersizdir. Değerleri tarafsızca inceleyen ve muhakeme eden tarih, yeni Türkiye’nin kurucusuna daha büyük bir hayranlık ve takdir hissi ayıracaktır. Çünkü Atatürk’ün karşısında bulunduğu durum en ümitsizi idi.”²¹
”Çelik mavisi gözlerini, tabiatın güzel aydınlığına yummuş olan, tabiatın ne kadar üstünde bir adamdı.”²
“Atatürk, zaferlerinden tevazu ile bahsediyor, her şeyi çok derin görüyordu.”⁸
“Atatürk, hür ve müstakil bir Türkiye bırakıyor.”⁸
Padişahı kovar, Anayasayı kabul ettirir, Ankara’yı başşehir yapar, Avrupa’ya kendini kabul ettirir, ülkesinin modernleşmesi için çalışır. Halifeliği lağveder, fes giyilmesini yasaklar, kadınların başlarını örtmesine son verir, onlara erkeklerle eşit seçme ve seçilme hakkını verir, alfabeyi değiştirir, soyadı uygulamasıyla medeni duruma yenilik getirir, Gregoryen takvimini kabul eder, sosyal kanunlar tesis eder. Sonuç olarak ülkesini tamamen Avrupalılaştırır.” (Pierre de Montanglaust, 19 Kasım 1938)⁵
“Hiçbir kimse bu muzaffer general, bu yılmaz devrimci, bu insan kahraman, bu çok popüler adam kadar halkın kalbine yakın olamamıştır.”¹³, ²¹
“Ölüm, yenilgi nedir bilmeyen bu adamı alt etti. Fakat onun yüce eseri ölümsüzdür.” (Tan, 12 Kasım 1938)¹⁴
“İnsanlığın bütün belirtileri O’nda kendini hemen gösteriyor.”²,⁶,⁸
“Türklerin babası, kendisinden hiçbir şeyi esirgemeyen milletine bir baksa yeter.”²
“Atatürk’ ün yurt kurtarıcı olduğunu, milletlerin en vefalısı olan Türkler asla unutmayacaklardır.”³⁵
“Bugün Türkiye’nin yazgısını yöneten büyük diplomat, büyük asker ve büyük inkılâpçı Kemal Atatürk’ün heyecanlı hayatını yıllar geçtikten sonra hayranlıkla öğrendikleri zaman, hiç kuşkusuz çocuklarımız da böyle düşüneceklerdir. Ateşli bir inkılâpçı olduğu için haftalarca sultanların zindanlarında yatan, kumandanlık yaptığı zaman galip gelerek ülkesine bağımsızlığını kazandıran, Devlet Başkanı sıfatıyla Cumhuriyet’i ilân edip kurumlandıran Atatürk’ün hayatı elbette ki heyecanlıdır.
… Fakat Kemâl Atatürk’ün karakterinin bir cephesini göstermek itibariyle bir noktayı hatırlatmak isterim. Bize savaşlarından birini anlatıyordu. Birdenbire durdu:
-Görüyorsunuz ya, dedi: birçok zaferler kazandım. Fakat bunların en büyüğünden sonra bile her akşam, savaş alanlarında ölen bütün askerleri düşünerek içimde derin bir keder duyuyorum.”
Cesaret ve zekâsından başka yüreği bu kadar yüce olan böyle bir Şef’in, yurdu için mucizeler yaratmış olmasına şaşılabilir mi?…”²
“Hayatını, yurdunu yeniden şerefle diriltmeye hasretmiş olan hararetli yurtseverin ve büyük devlet adamının göçtüğü şu anda, derin bir heyecanla Türkiye’nin yasına katılırım. Onun akılcı ve barışçı yollarla gerçekleştirilen eseri, milletler tarihinde seçkin bir yer tutacaktır.” (L’action Francaise, “Başsağlığı Telgrafı”, 11 Kasım 1938)²,⁸
“Kemal Atatürk’ün akıllı ve barışçı yöntemlerle gerçekleştirmiş olduğu eser, insanlık tarihinin temel taşlarından birisi olacaktır.” ²,⁵,⁶
“O, Türk ulusunda pek derin bulunan ‘Ulusal Duygu’ gibi manivelayı istediği gibi kullanmayı bilmiştir.”⁸
“Başkan Atatürk’ün ölümü, o güzelim Türkiye için muazzam bir kayıptır; O’nun kahramanlığı ve dehasıdır ki, Türkiye’yi bağımsızlığa kavuşturmuş ve kalkınma yoluna koymuştur. O’nun ölümü Fransa için de bir kayıptır; çünkü Atatürk, Fransa’nın sadık ve içten bir dostuydu. Bu ölüm, barış davası bakımından da bir kayıptır, çünkü O, Devlet Başkanı olarak, yüksek bir vicdanla, yorulmadan barışı korumak için çaba harcıyordu…” (Paris-Soir gazetesindeki “Atatürk” başlıklı bir yazısından.)¹⁵
“Sizi bir kez daha Türkiye’nin kurtarıcısı yapan büyük askeri başarı için en hararetli tebriklerimi sunmama izin veriniz Paşam.”, “Size hayranlık ve sempati duygularımı iletmeden Anadolu’dan ayrılmak istemiyorum Paşam” ³⁴
“Bu ihtilâl, harika üstü bir kişinin, Mustafa Kemâl’in eseridir. Beş yıl çevresinde yaşadım ve dostluğuna kavuştum. Dikkat ederdim, Atatürk bazen şen, konuşkan, feveranlı ve daima istek ve tasavvurlarında tedbirli görünürdü… Huzuruna girdiğim zaman, Atatürk ayakta duruyordu. Pek güzel giyinmişti. Söylevimi verdim. Başkan ezberden konuştuğumu görünce elindeki kâğıdı bıraktı ve irticalen Türkçe karşılık verdi. Kişiliği çekici, büyüleyici idi. Çevresini aşarak uzaklara dalan gözleri, karşısındakine çevirdiği anda tatlılaşıyordu. Sarı saçlarla çerçeveli azimkâr bir alın çehresine hâkimdi. Çöllerin ateşinden ve yüksek tepelerin buzlarından yılmaz, adaleli, sağlam bir bedeni, her sorumluluğu taşıyabilecek geniş omuzları vardı. O; zaferi mahviyetle karşılamağa kadirdi.”²
“Kemal Atatürk idealist bir adamdır. Ortaya mesut eserler koymuş olmasının sebebi, büyük prensipler tutarak, ihtiraslarına sınır çizmesini bilmiş olmasıdır.”⁸
“Demokrat ve Cumhuriyetçi olan Atatürk, ölünceye dek bu ilkelere bağlılıktan şaşmamıştır.”²¹
Türkiye tarihi, bugün her zamandan çok Batı ve Avrupa tarihinden ayrılmaz bir haldedir. Ve Atatürk’ün bu yöndeki gayretleri sonuçsuz kalmamıştır.
Memleketlerimiz arasındaki yüzyılları aşan dostluk, bu gelişmenin temel ögelerinden biridir:”²,⁸
Atatürk, artık rahatça ölebilirdi. Mademki ışık parlamakta, alev yanmakta ve memleket ilerlemekte devam ediyor…”⁸
“Olumlu ve yaratıcı zekâya sahip Atatürk, geçmişe dayanacağına azimle yönünü geleceğe çevirmiştir. Türkiye’yi yalnızca yabancı boyunduruğundan değil, ileri yürüyüşüne engel olan her şeyden de kurtarmıştır.”²¹
“Eğer savaşı kazanmış ve daha da kazanacaksa, O, barışı da yapacaktır. Sözüme inanın ve sizlere önceden haber vereyim ki, O bunu iyi yapacak, herkesin düşündüğünden daha eksiksiz ve şimdiye kadar kimsenin ulaşamadığı bir başarı ile yapacak.
Onu sizler layıkıyla takdir edemezsiniz. Büyüklüğünü gereği gibi ölçemezsiniz. O, yüce bir dağa benzer. Eteğinde yaşayanlar bu yüceliği fark edemezler. Bu dağın azametini kavrayabilmek için, O’na çok uzaklardan bakmak gerekir.”²,⁸
“Eğer Kemalizm yolunu, Türk ulusunun yolunu tutarlarsa, Türk ulusu gibi özgürlük hasreti çeken bütün sömürgeler, yarı sömürgeler bağımsızlıklarına kavuşacaklardır.”⁸
“O, Türk gücünün sihrini ulusal bir sır gibi vicdanında taşıyordu. O’nun tuttuğu yol, ulusunun yolu idi; Türk bahtının yolu idi. O, kendisine çizdiği bu yoldan hiç ayrılmamıştı. Ve O, bu yoldan ilk adımını attığı gün, yalnızdı, tek başına idi.” ²¹
“Tanıyanların hiçbiri ona ‘Büyük Devlet Adamı’ unvanı vermekten kendini alıkoyamaz.”⁸
“Gazi’nin sayesinde dilin kendisi de tarihin derin kaynağından yeniden yoğrulmuştur. Bundan sonra, bu dil, ulusal düşüncenin yalın anlatımı olmuştur ve olacaktır.”⁸
“Paşa, dehanızın büyük eseri laik bir Türkiye yaratmak olmuştur.” (Atatürk’le konuşurken, 1933)⁸,²¹
“Sizlere şunu söyleyeyim ki, ben Atatürk’e kâtip olmak isterim. Sebebi de, O’nun her akşam sofrasında bulunup yüksek fikirleriyle beslenmek dileğinde oluşumdur. Böylece yeniden bir üniversite bitirmiş olacağım.”(1935)²¹
“Atatürk’ün yolunda aksaksız yürüdükçe, bu koca ülkenin yemyeşil, tepeden tırnağa verimli kılınması işten değil. Atatürk’ün bu işe el attığını söylediler bana. Belli, ileri görüşlü bir adammış.”²¹
“Bu, insanlığa denenmiş bir felsefe örneği olarak sunulabilir. Kemalizm yüzyıllara sığabilecek işleri on yılda tamamladı.”²,⁶,⁸,¹¹,²¹
Türk piyadesi, “Allah Allah” sesleri ile arkasından atıldı. İki İngiliz taburunu silip süpürdü. North Lancashir taburu sarsıldı ve gerilemeğe başladı. Wiltshire taburu ise süngüler altında can verdi. Türkler, karşı durulmaz bir saldırı ile yamaçtan süzüldüler. Yeni Zelandalıların artçılarını önlerine katarak düşmanı sahile attılar.”²
“Türk ulusu, Gazi’ye inanmakta haklı çıktı; O’nun elleri arasında, mucize sayılabilecek bir gelişmeye kavuştu. Ve O’ndan armağan olarak önceleri bir türlü elde edemediği bir şeyi aldı: Vatan!..”²¹
“Yeni Cumhuriyet, Mustafa Kemal’in fikirlerinin canlı örneğinden başka bir şey değildir.” ²¹,³²
“Yeni Türkiye, Avrupa’nın doğusunda, yüzyılımızın en büyük devlet adamlarından biri olarak yükselen Mustafa Kemal’in hem eseri, hem destanıdır.”²¹
“Mısır’dan Hindistan’a kadar bütün İslam diyarında, köylüler O’nu Allah’ın sevgilisi, din adamları imanın kılıcı, siyaset adamları Doğu’nun devrimcisi diye andılar. Atatürk artık yarım Tanrı’dır. Türklerin babasıdır.”²¹
“Mustafa Kemal; gerçekten, genç, temiz, candan inanmış, ulusunu yönetmek için yaratılmış bir insandır.”(1931)²¹
Mustafa Kemal gerçekten genç, temiz, candan inanmış, milletini yönetmek için yaratılmış bir insandır.”²,⁶
“Mustafa Kemal’in eseri II. Dünya Savaşına kadar Türkiye çapında değerlendirilmiştir. Eski bir ülkenin çağdaş bir ulus haline gelmesi için harcanan çabayı beğenmeyen yoktur. Söz konusu eser 1945’ten bu yana bir örnek değeri kazandı. Kemalizm, Türkiye tarihinin bir sayfası olmaktan çıkıp siyasal bir sisteme önderlik etmeye başladı. Çünkü yeryüzünde henüz Moskova ya da Pekin etkisine girmemiş olan üçüncü çeşit devletlere bu sistem yol göstermektedir”²⁶
“Kemalizm, yarı gelişmiş uluslar için, Marksizm’in karşısına dikilen ikinci bir alternatif bir sistemdir” ²¹,²⁶
Bu nasıl oldu? Sadece oradan bir insan geçti. Orta boylu, herkes gibi yürüyen, bakışları ve gözlerinin ışığı ayrıcalı bir insan… O’nun ismi Mustafa Kemâl’dir.” (Le Nouvelliste Gazetesi, Paris, 1938)²,³⁰
“Tarih, 1917’den beri Lenin, Mussolini, Hitler ve daha birkaç adam ile dâhilerin zamanın, eski mitoloji ilahları çağı kadar kapanıp bitmiş olduğunu söyleyen tarihçileri tam anlamıyla yalancı çıkardı.
İşte Türkiye de böyle büyük bir adama sahiptir. Hem de bu büyük adam için insanın sadece ‘asıl adam’ ve ‘gerçek insan’ diyeceği geliyor.”²¹
O en sert, ama en iyiliksever diktatörlerden biriydi; o büyük bir komutanın tüm niteliklerine sahipti, ama en güzel çalışmalarını barışçıl kalkınma alanında verdi.” (11 Kasım 1938)⁵
Onun ölümüyle sadece Müslümanlar değil, bütün dünya şimdiye kadar gelmiş en büyük insanlardan birini kaybetti.” (The Statesman, Hindistan Basını, 11 Kasım 1938)⁵
Atatürk’ün milliyetçilik, laiklik ve demokrasi ilkeleri, ülkemin gelişmesinde çok etkili oldu.”⁸
O, Doğu’da modern çağın yapıcılarından biridir. O’nun en büyük hayranları arasında bulunmaya devam ediyorum.”²,⁶
Atatürk, İslam ile demokrasiyi bağdaştıran tek liderdir…”⁸
Kemâl Paşa’nın kahramanlığı sadece savaş alanlarında değildir. Belki de bir halkın savaşması gereken en öldürücü düşman olan bilinçsiz boş insanların zulmüne karşı, bıkmaz bir savaş sürdürdü.
Kendi halkı için büyük bir kurtarıcıydı. Bizim için büyük bir örnek olmalıdır.”²,⁸
“O, uğraşlarıyla, yalnız Türkiye’ye değil, bütün Doğu dünyasına kurtuluş yolunu göstermiştir. O tarih büyüğünün, O Türk kahramanın, O Doğunun kurtuluş ve uygarlık önderinin eserini her zaman sevgi ve saygıyla anacağız. (1939)¹¹,²¹
“Savaşın yarattığı duygusal şahsiyetler arasında tartışmasız en çarpıcısı olanıydı. Aynı zamanda kurnaz bir strateji uzmanı ve zeki bir diplomat.” (The Statesman, Hindistan Basını, 11 Kasım 1938)⁵
“Osmanlı İmparatorluğu’nun külleri üzerinde genç Türkiye’yi kurma şerefi Kemal Paşa’ya aittir.”⁸
Büyük Atatürk’ün muhteşem eseri, Türkiye Cumhuriyeti! Bu eser bir ihtilaldir; beceri ve düşünce ile inanç ve kararlılıkla, tüm bir ulusun desteği ile sükûnet içinde gerçekleştirilmiştir. Atatürk geçmişin putlarını kırdı, cehaletin, kaderciliğin ve tevekkülün kara perdesini yırttı ve çağdaş ilerlemenin ışıkları ile ülkesinin topraklarını aydınlattı. Bu ışığın altında kültür, ideallere ve çalışmaya susamış bir gençlik keşfetti ve bu gençliğin desteği ile yeni bir ülke yarattı.” (N. Batzaria, 12 Kasım 1938)⁵
Aynı zamanda bugün Türkiye’nin Avrupa Ortak Pazarına girebilecek düzeye gelmesini sağlayan modern ekonominin temelini hazırlayan da yine o’dur. Atatürk, kişiliğiyle, sorumluluk duygusu ve medeni cesaretiyle örnek olmuştur. Bu meziyetlerin, vatandaşlarınızın birçoğunda da var olduğunu gözlemiş bulunuyorum. Atatürk ve arkadaşları, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bugüne kadar elde ettiği itibarın temelini atmışlardır.
Kemâl Atatürk’ün dediği gibi, Türk Milleti, durmadan ve korkmadan uygarlık yolunda ilerlemeye hazır ve kararlıdır. Ben de ilerlemenin ekonomik kuvvet ve zenginlik alanında da aynen gözlendiğini eklemek isterim.”²,⁶,⁸
Yirminci yüzyıl tarihinin Atatürk’ün şahsına önem verilmesi kadar doğal bir şey olamaz, zira Atatürk milletinin yenilgisini zafere, çöküşünü yükselmeye, gerilemesini ilerlemeye çevirmek yolunda yurt görevinin kendilerine yükletmiş olduğu ödevleri yerine getirmek için, durumu memleketleri lehine çevirmeye hazır bulunan cesur subayların canlı bir örneğidir.”²,⁶,⁸
“Modern Türkiye’nin doğulu olmaktan fazla Batılaşmasına kararlı bulunması her ne kadar Atatürk’ün iş programının en belirli niteliğini meydana getiriyorsa da memleketini yüzyılın gerekleriyle bağdaşacak siyasal bir düzene kavuşturmak, ekonomik, sosyal ve kültürel yönlerden kalkındırmak uğrunda Atatürk’ün sarf etmiş olduğu çabaların değeri inkâr kabul etmez bir gerçektir.”²,⁶
“Bu devrin en centilmen, sözüne en inanılır, dostluğuna en güvenilir, devlet adamı Atatürk’tür.”²,⁸
“Bu devrin diktatörlükleri ve demokratları Atatürk’ün iyi adam hasletine malik olsalardı, dünya böyle iki düşman safa ayrılmazdı.”²,⁸
“Vakar ve haysiyetin bir lâftan ibaret kaldığı bu asırda, Atatürk vakar ve haysiyetin canlı timsaliydi.”²,⁸
Arap alfabesini kaldırdı. Kadınlara açılmalarını, makyaj yapmalarını, tenis ve diğer sporlarla uğraşmalarını ve haremin ebediyen kaldırılmasını emretti.
Türkiye’yi tekrar saygın bir ülke haline getirdi.” (11 Kasım 1938)⁵
“Atatürk, Türkiye’yi hesaba katılması icap eden, kuvvetli bir memleket haline getirdi.”⁸
Türk kadınlarını özgür kıldı, hepsini okula gönderdi; iktidara gelince peçeler kalktı” (11 Kasım 1938)⁵
“Bugün Türkiye, büyük ve yeni bir memlekettir. Ve savaş sonrasının dehşet, sefalet ve bitkinliğinden çıkmış olan bu yeni Türkiye, Atatürk’ün dimağında vücut bulmuştu. O, bu Türkiye’yi kendi elleriyle dünyaya getirdi.”²,⁵,⁸
“Hareketlerinin altında şu amaç yatıyordu, “Türkiye Türklerindir.” (11 Kasım 1938)⁵
Kesinlikle gerçek bir dahi! Onun henüz çağdaşlaşmış Türkiye’si onsuz nasıl yaşayacak?” (11 Kasım 1938)⁵
En çarpıcı başarısı, Müslüman dünyasının Vatikan’ı sayılan halifeliğin kaldırılması olmuştur.” (11 Kasım 1938)⁵
Türkiye’yi Batılılaştırarak herkesin kendisine bir soyadı seçmesini sağladı. (11 Kasım 1938)⁵
“İsmi bir efsane haline geldi” (Makale:2, Michael Foot, 14 Kasım 1938)⁵
“Türklerin hem Thomas Jefforson’ı hem de George Washington’ıydı.” (Makale:3, Michael Foot, 14 Kasım 1938)⁵
“Birkaç yıl içinde çok büyük bir geleceği olan Türkiye yarattı. Halkına barış getirdi, komşularıyla ve eski düşmanlarıyla kalıcı barış tesis etti.” (Makale:4, Michael Foot, 14 Kasım 1938)⁵
Türkiye’yi modernleştiren ve saygınlığını geri getiren adam: Merhum Cumhurbaşkanı Kemal Atatürk, asker, sosyal reformcu, siyasi teşkilatçı ve idareci olarak ün saldı.” (19 Kasım 1938)⁵
Cumhurbaşkanı seçilmesiyle, herhangi bir devletin geçmişinde benzeri görülmemiş bir reform programı başlatıldı. Fes yasaklandı, kadınların peçelerini açmaları emredildi, çok eşliliğin yasaklanmasıyla birlikte haremler yok oldu ve Türk dili çağdaşlaştırıldı.” (13 Kasım 1938)⁵
“Tarih Atatürk’ten başkasının bir milleti ve devleti yeniden kurmak hususunda daha hayret verici, daha iyi ilhamlı bir şekilde hareket etmediğine karar verebilir.”¹⁴
“Atatürk, Türk Milleti’nin ruhunda Türk Bayrağı gibi dalgalanan bir baştı.”²,⁶,⁸
“Birçok kuvvetli adamın iktidara geldiğini gören neslimiz, bunların eserlerini gözden geçirdiğinde, hiçbir millet ve devlette yapılan inkılâpların Atatürk tarafından başarılanlar kadar iyi düşünülmemiş olduğunu kabul edecektir.”²,⁶
“Kadınlar başka hiçbir ülkede bu kadar hızla ilerleyememişlerdir. Bir ulusun bu derece değişmesi, tarihte, gerçekten eşi olmayan bir olaydır.”⁴,⁸,⁹
Büyük Türk devlet adamı tarihe, Büyük Petro gibi bir kişilik ve dahi olarak geçecek..” (12 Kasım 1938)⁵
“Türkiye önce Balkanların en göze çarpan ülkesi, ardından da Orta Doğu Orkestrasının tartışmasız lideri kimliğiyle ön plana çıktı. Son olarak ta yeniden silahlanan güç olarak Karadeniz’deki boğazlardan savaş gemilerinin geçişini ve Avrupa’nın petrol ihracatını kontrol altına aldı.” (19 Kasım 1938)⁵
“Hiçbir çağdaş isim, onun kadar saygı ve memnuniyet uyandıramaz.”⁶
“Devlet adamlığı ve önderliğinin yarattığı bir mucize sayesinde, devrim de devrim yaptı. Karşısında hiç düşman bırakmadı. Halkın alışkanlıklarına ters gelse de Avrupa adetlerini getirdi. Nezaketi, mizah yeteneği, cazibesi ve kararlığıyla Türkiye’nin olgunlaşmasını sağladı. Eski sosyal adetler ve önyargılar sancısız bir şekilde ortadan kaldırıldı ve Türkiye çağdaş bir ülkeye dönüştü.
Yaşamı sona erdiğinde, Türkiye’deki yaşamı kökünden değiştiren dâhinin yanı sıra, uluslararası ilişkilerde doğruyu ve sadece doğruyu yapan bir insan da öldü.” (13 Kasım 1938)⁵,²
“Muasır hiçbir isim “Atatürk” adı kadar büyük saygı telkin etmemiştir. Atatürk yalnız Türkiye’nin bütün hayatını değiştiren bir dehâ değil, fakat beynelmilel münasebetlerde iyilik ve yalnız iyilik yapan bir adamdır.”⁶
Elde ettiği zaferlerle ve yeni ve disiplinli bir Türkiye yaratarak, Dünyanın saygısını, halkının hayranlığını kazandı.” (13 Kasım 1938)⁵
“Atatürk’ün ölümüne bugün hayatın artık hatıradan başka bir şey olmadığı bir âlemde büyük bir devlet adamı, büyük bir asker, büyük derecede şerefli bir şahsiyet olarak ağlanmaktadır. İngiltere önce, cesur ve asil bir düşman, sonra da sadık bir dost olarak tanıdığı büyük adamı selamlamaktadır.”²,⁶,⁸
İngiltere’nin cesur bir düşman olarak hayranlık duyduğu Atatürk, önderliğini yaptığı devrim Türk insanlarına hiçbir kuşağın yaşamadığı kadar özgür, dopdolu ve güvenli bir yaşam sağladı.
Ulusunu Avrupa’ya yönlendirdi. Türkiye’yi Avrupa siyasi yaşamanın değerli ve ilerici bir üyesi haline getirdi; Batılı devletlerarasında saygın bir konuma getirdi ve eski düşmanlardan yeni dostlar yarattı.” (11 Kasım 1938)⁵
“Bir zamanlar Avrupa’ya fuzuli girmiş bir devlet sayılan Türkiye, Atatürk’ün önderliği altında Avrupa’nın iç politikasının değerli ve ilerici bir üyesi olmuştur.”⁶
Yüksek ruhu ve sebatı sayesinde herhangi bir komutanın sinirini kıracak zorlukları ve talihsizlikleri sarsılmaksızın atlattı.”²,²¹
Ölümüyle Türkiye ve Avrupa çok büyük bin insanı kaybetti.” (11 Kasım 1938)⁵
“Kendisi tarafından hazırlanıp yönetilmiş olan Türk İnkılâbı erkek, kadın bütün yurttaşlarına, Türkiye’nin önceki kuşaklarından hiçbirine nasip olmayan özgürlük ve güven dolu bir hayat sağladı. Başarıları, Türkiye’nin Avrupa devleti olmasını sağladı, yakın doğunun tarihini değiştirdi.”⁶,⁸
“Acımasız bir güce ve ateşli bir hırsa, az rastlanır bir enerji ve gözü pek bir entelektüel radikalizm ekledi; tarihsel gelenekler ya da dinsel duygusallıklarla hiç etkilenmedi. Fakat bunları daima siyasal bir olgunlukla dengeledi.”⁶
“Atatürk’ün laik reformları ve otoriter çizgisi on yıllar boyunca Orta Doğu’da yankı uyandıracak bir efsane bıraktı…”⁸
“Birçok kuvvetli adamın iktidara geldiğini gören neslimiz, bunların eserlerini gözden geçirdiğinde, hiçbir devlet ve milletle yapılan inkılapların Atatürk tarafından başarılanlar kadar iyi düşünülmemiş olduğunu kabul edecektir.”⁸
“Padişahların gösterişini, halifeliğin çekiciliğini umursamayıp, bakışlarını, orduların bel kemiği olan Anadolu çiftçisine sevgiyle yöneltti.”⁸
“Boğazlar antlaşmasının yeniden gözden geçirilmesini isterken izlediği yol, zamanını seçişi mükemmeldi. Hatay’ın Türkiye’ye katılmasını sağlayan diplomasi çalışması bir ustanın eseridir. Dünyanın gidişi hakkındaki görüşleri de insanı ürkütecek kadar doğru çıkmıştır.”(1964)²¹
“Savaşta ve barışta kahraman, Türk milletinin Ata’sına hürmetlerimi sunarım.” (Anıtkabir Defteri, 18 Ekim 1971)¹⁵
“Vatanseverliğe olan ciddilik ve bağlılığı dolayısıyla, vatandaşlarının birbirinden ok ayrı olan ilgilerini kaynaştırabildi. Ve yakın bir gelecekte Doğu siyasetinde hâkim olacak Türk demokratik kudretinin temelini attı.”²¹
Atatürk’ün ölümünün 25.yıldönümünde, O’nu kahraman asker olarak saygı ile anar, modern Türkiye’nin Atası’nı, devlet adamı Atatürk’ü takdir ve şükranla anarız.”²
“Atatürk cumhuriyetçiliğinin özü demokrasi, milliyetçiliği ortak kültür milliyetçiliği, halkçılığı yönetimde halka hizmet ilkesi, laikliği dini kamu yönetimine karıştırmama, devletin din işlerinde tarafsızlığı ve bu esaslar dâhilinde din ve vicdan hürriyeti, devletçiliği devletin düzenleyici görevini üstlenmesi, devrimciliği çağdaşlık ve dış dünya ile bütünleşmeden korkmadan çağın gereğini yerine getirmek olarak yorumlanabilir. Bu ilkelerin tümü ise Atatürk’ün hayatta tek hakikî mürşit bildiği ilme yani bilgiye ve usçuluğa yani mantıkla hareket etmeye dayanır.
Türk Devriminin atası tek, varisi bütün bir millet, yararlananı hepimizdir. Ne mutlu Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yıldönümünü kutlayacak olan kuşağa!”²⁰
“Atatürk bir öncüydü. 1920’den sonra Atatürk’ün Türk ulusu ile başardıkları, öbür ülkelerin, uluslarına yardımcı olmak isteyen önderleri tarafından örnek alınmıştır” ²⁶
“Mustafa Kemal’in dehasına karşı elden ne gelirdi?” ⁴
“Ben Avrupa’nın birçok devlet adamları ile konuştum, fakat O’ndan daha alçak gönüllüsünü görmedim. Fakat onların arasında kim bu kadar karşıt olan koşullar içinde böyle bir zafer koparabildi?”⁴,²¹
“Eğer kendisine yaptığı işten söz açılacak olursa, O; ya ‘Ben görevimi yaptım’ diyor veya bütün onuru meclisin sayıyor.”²¹
Yanındakiler sipere girmesi için yalvardıklarında o ‘Hayır, sipere girecek olursam askerlerime kötü örnek olurum…’ demekteydi”⁸
“O’nun yönetimi öyle bir özelliğe sahiptir ki, kendisinden sonra Türkiye’de O’nun gibi başka bir cihangirin olması imkânsızdır.”¹⁸
Kendisi için, bu günkü Avrupa’nın en güçlü Devlet Adamıdır diyebileceğimiz Atatürk, hiç şüphesiz devlet adamlarının en cesur ve orijinalidir.”²,⁶,⁸
“Eğer demokrat diye bir şey varsa Atatürk demokrattır. Türk aydınları halkın iyiliği için çalışan demokrasiyi ‘halkçılık’ diye vasıflandırıyorlar ki, bu, Bentham’ın ‘En büyük sayıya en büyük iyilik’ diye anlatmak istediği şeyin bir ifadesidir. Ve bu konuda Atatürk yönetimi, bazı Batı demokrasilerini utandırabilir.”²¹
“Karşımdaki Türk komutanı Mustafa Kemal’in cesaret ve askerlik bilgisine karşı takdir duygularımı da söylemek zorundayım.”⁸
“Atatürk büyük bir asker, devlet adamıdır. Bir taraftan savaş adamı öte yandan da barış adamıdır.
Onu çağının diktatörlerinden ayıran iki önemli nokta vardı: Dış politikası, sınırları genişletmek yerine daraltmak esasına; iç politikası ise kendi ölümünden sonra da ayakta kalabilecek bir siyasal sistem kurmak düşüncesine dayanıyordu.”⁸
”Mustafa Kemal’de büyük bir ruh kudretinin esrarı var.”⁸,²¹
“Atatürk, Batı’da ‘Yesmen’ denilen Türkiye’de ise ‘Evet efendimci’ olarak bilinen tarzdan hoşlanmıyor, bu tür insanları aşağılıyordu. Ahmak ve dalkavuklara tahammülü yoktu.”⁸
“Atatürk, Müslüman olarak doğmuş ancak yobazlık karşıtı bir kişi olmuştu. Doğruluğu sevmiş, günahtan nefret etmişti.”⁸
“Yetenek sahibi bir askerdi, ama savaştan nefret ederdi. Bağımsızlığı elde ettiği andan itibaren barışın peşinden koşmuş ve barış ortamını sağlamayı başarmıştı. Dostluk elini uzatmadığı tek bir komşusu dahi yoktu.”⁸ “Başlıca düşüncesi, Türk Ulusunun refah ve mutluluğuydu; ancak onu savaşla değil, barış, güvenlik ilerleme ve dostlukla aradı.”⁸,⁴
Yazar H. C. Armstrong’un Atatürk’ü anlatan Grey Wolf (Bozkurt) adlı kitabını okuyan çoğu insan, çok yetenekli, inatçı bir enerjiye sahip, ancak insafsız, itici tavırları olan, serkeş mizaçlı, gem vurulmamış zevkleri olan, dahası, dostluğu tanımayan bir adamın portresiyle karşılaşmaktadır. Oysa gerçek hiç öyle değildir! 15 yıl gibi kısa sürede birçok şeyi iyi yapmıştır. Gerisi ayrıntıdan ibarettir. Sadece dedikoducu zihniyetin kullanacağı ayrıntılardır bunlar…”⁸
Korkarım gelecek nesillere Atatürk bir diktatör olarak tanıtılacaktır. Bunun çok yanlış olacağı kanısındayım. Hem savaşta hem barışta, evet, o büyük bir liderdi, güçlü bir otoritesi vardı ancak bir diktatör değildi. Onun Hitler ve Mussolini’nin tersine devlette idari veya yönetim fonksiyonu bulunmuyordu. Af yetki yoktu, mahkemelere emir yetkisi yoktu, diplomatik misyon temsilcilerini reddetme hakkına sahip değildi. O Türk milletine hizmet ederken öldü.”⁸
“Bazı Kimseler Atatürk’ü diktatörler arasında saymıştır. Bence bu görüş yanlıştır ve yanlış yola götürür. Her ne kadar hiç kimse bu deyimi Hitler ve Mussolini’ye yakıştırmakta duraklamazsa da diktatörün ne demek olduğunu zamanımızda yetkiyle tanımlayabilen yoktur. Şu halde sorabilirsiniz: Atatürk’ü niçin bu nitelikten arı görüyorsunuz?
Bunun birçok nedenleri var. Başlıcası şudur ki, Atatürk bilimle, kendisinin bulunmayacağı zamanlar için çalışıyordu. Kendisinden sonra da yaşayacak bir hükümet sistemi ve yönetim kurmağa gayret ediyordu. Kendi görünüşleri uymağa halkı zorlamakla değil de, inançlarını öğretmeğe ve ideallerini açıklamağa uğraşıyordu.
Kurtuluş Savaşı’nda çalışma arkadaşlarıyla birlikte işleri plânlarken, milletin egemenliğini Büyük Millet Meclisi’nde toplamıştı. Meclis üyeleri halk tarafından seçiliyordu. Cumhurbaşkanı da dört yılda bir seçiliyordu ve meclis, yasama gibi belirli yürütme günlerine de sahipti.
Atatürk’ün Büyük Millet Meclisi’ne karşı saygısı dikkate değer. İçişleri konusunda Atatürk’ün başlıca endişesi, yalnız o zamanlar için değil, her durumun ihtiyacına uyacak ve gelişecek bir uyma yeteneği ile işleyebilir, canlı bir siyasi organizma yaratmaktı.
Eğer yaşasaydı – zannedersem- gelecek Cumhurbaşkanlığı seçiminde kendisine ait teklifi kabul etmez, özel hayatına çekilir ve mekanizmanın aynı yeterlilikle işleyip işlemediğini görmek isterdi. Arkadaşları buna razı olur muydu? Orasını kestiremem.”²
Bir ihtilalci olarak modern Türkiye’yi yaratmış, davasında muzaffer olmuş ve yüzyılımızın büyük devlet adamları arasına katılmıştır.”²¹
“Bir insan değerinin en belirli ölçüsü, kendi alanındaki üstünlüğünü dostuna düşmanına kabul ettirebilmesidir. İşte Atatürk, bu yüceliğe ermiş dâhilerden biridir. Bir ihtilâlci olarak modern Türkiye’yi yaratmış, davasında muzaffer olmuş ve yüzyılımızın büyük devlet adamları arasına katılmıştır.”⁴
“Türkiye’yi kurtarmış, Türk Milleti’ne önderlik eylemiş ve Türk Milleti’ni ihya etmiş olan Atatürk’ün ölümü, hem Türk Milleti, hem de Avrupa için mevsimsiz ve pek acı bir kayıptır. Cemiyetin her tabakasına mensup erkek ve kadınlar tarafından tabutu üzerine dökülen gözyaşları, modern Türkiye’nin kahramanı, şampiyonu ve babası olan bu recûlün, yaşadığı süre içinde gördüğü işe yaraşır ve şükran nişanesi ve minnet teşkil eder.”²,⁸
“Atatürk sağ olsaydı, dünyanın görüntüsü bugünden çok başka olurdu. Keşke sağ olsaydı da, biz o büyük adamın izinden gidebilseydik.”²³.²
“Atatürk’ün ulusuna yapmış olduğu hizmetlerini eşini, başka bir ulus tarihinde bulmak mümkün değildir.”²¹
“Atatürk gibi insanlar bir nesil için doğmadıkları gibi belli bir devre için de doğmazlar. Onlar önderlikleriyle yüzyıllarca milletlerin tarihinde hüküm sürecek insanlardır.”²,⁴,⁸
“Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümü, yalnız yurdu için değil, Avrupa için de büyük bir kayıptır.”⁸
“İslam dünyasının büyük insan yetiştirme gücünü yitirdiğini öne sürenler, Atatürk’ü hatırlamalı ve utanmalıdır.”⁸
“Atatürk’ün ölümü dolayısı ile Kraliyet Sarayı Şehinşâhi ve hükümet bir ay resmî yas ilân etmiştir. Majeste Şehinşah, gömme töreninin sonuna kadar İran’da askerî ve resmî binalar üzerinde ve yabancı ülkelerdeki İran temsilciliklerinde bayrakların yarıya indirilmesini emir buyurmuşlardır. Bu irade-i Şehinşahî bugün bütün gazetelerde ilân edilmiştir.”²,⁸
“Biz de milletimizi onun milletini ulaştırdığı seviyeye ulaştırmalıyız.”⁸
“Yoh; Men Leşkerem Sen Serdarsen” (Hayır, ben erim, sense büyük komutansın..)”⁸
“Dünya tarihinde, Kemal Atatürk gibi, önemli bir görevi kesin şekilde başarı ile sonuçlandıran ve bir ulusun mutlu geleceğini sağlayacak sorumlulukları üzerine alan dürüst insanlara çok ender rastlanmaktadır.”¹⁶
Cumhuriyet bir değerdir ve Atatürk öncesi yoktu.
Laiklik, sadece bir değer değildir, değerlerin üreme üretilme temel taşı ve olanağıdır, Atatürk öncesi bu da yoktu.
Türkçe bir değerdir ve Atatürk öncesi yoktu, özellikle benim için önemli olan budur. Atatürk öncesi Türkçe yoktu. Felsefeye, fiziğe, ilime-bilime, bütün bilim dallarına girmiş bulunan modern Türkçenin kurucusu Atatürk’tür. Çağımızda eski Yunan felsefesinden modern Batı felsefesine denli bilgi kaynakları tercüme edilmişse, bunun nedeni Atatürk tarafından insanlık tarihine sunulan ve grameri belli olan Türkçedir.
Atatürk öncesi kadın yoktu. Şeriat esiri ve evde oturması gereken, cihat için çocuk doğuran dişi nesne vardı. Kadına insan onuru kazandıran, yazıp okuması için önündeki şeriat engellerini kaldıran, seçip seçilme hakkı kazandıran Atatürk olmuştur.
Atatürk öncesi tarih hafızası olan bir toplum yoktu, çünkü tarih bilgisi ve bilinci olan bir toplum yoktu. Yani Anadolu toplumunda tarih bilinci ve bilgisi yoktu. Bu hafıza, bilinç ve bilginin yaratıcısı Atatürk’tür.
Türkler için (Sadece Türkiye Türkleri için değil) Atatürk’ten önce tarihin kendisi de yoktu. Üst insanlar kendilerinden itibaren başlayan tarihin yaratıcıları olmuyorlar, daha önceki tarihin de kurtarıcıları, aydınlatıcıları oluyorlar. Bu açıdan Atatürk tarihin kurucusu, kurtarıcısı ve aydınlatıcısıdır.
Atatürk öncesi Arap töreleri Türk toplumunun beynini öylesine karanlığa gömmüştü ki, iğne deliği denli bir yer bile ışık sızması için kalmamıştı. Atatürk büyük dinsel aydınlatıcı gibi Kuranı Türkçeye çevirttirerek bin yıllık katı ve delinmesi güç olan karanlıklara ışık sızdırtmaya çalıştı ve büyük ölçüde başarılı oldu.
Atatürk’ten önce edebiyat yoktu, çünkü alfabe yoktu. Arap alfabesi, sadece Türkçe’nin düşmanı değil, Arapçanın ve Farsçanın da düşmanı. Arap harflerinin beyinleri körleştirme sürecini durduran Atatürk olmuştur ve başkası değildir. Atatürk öncesinde bin yıl boyunca Ebureyhan Biruni gibi bilgeler bu alfabeden Ortadoğu’yu kurtaracak kurtarıcı üst insan aramışlardı. O kurtarıcı Atatürk kişiliğiyle ortaya çıkmıştır.
Atatürk öncesi musiki yoktu. Osmanlı sarayının saçma ve karmaşık dildeki aruz edebiyatı musiki için asla yatkın değildi ve beyinlere uyuşturucu etkisi bırakmaktaydı. Konservatuarların kurucusu ve eski karanlıklara gömülmüş toplumun estetik zevk algısını aydınlatan Atatürk olmuştur.
Atatürk ne Arap, ne de Lenin saçmalıklarına aldırış etti. Bu saldırgan zihniyetlere karşı “Yurtta barış dünyada barış” söylemini ortaya koydu. Tarihte böylesine bir devlet adamıyla karşılaşmadım ve daha neler neler…
Özetle: Atatürk öncesi yokluk vardı, en önemli ve kıymetli insani ve evrensel değerler yoktu!
Atatürk, sadece Türkiye’ye değil, dünyaya eşsiz bir armağandır.” ³⁸
Abartmaksızın o modern Türkiye’nin yaratıcısı ve savaş dönemi Avrupa’sının liderlerinin en öne çıkanlarından biri olarak tanımlanabilir. Kemal’in hayatı düzenli ve önlemez bir şekilde iktidara ve başarıya yürüyüşün öyküsüdür; ne istediğini ve nasıl alacağını bilen, tereddütsüz, kararlı bir adamın hikâyesidir.
Birinci Dünya Savaşı yenilgisinden sonra girilen kriz sonucunda Türkiye dikkat çekici bir kapasiteye, ispatlanmış bir kabiliyet ve cesarete sahip olan ve popülerliği tartışılmaz bir lidere sahip oldu. Bu lider Mustafa Kemal’di.
Yirmi yılda bu dikkate şayan adam dünyanın en geri kalmış ülkelerinden birini gelecekte dünyanın hesaba katması gereken güçlü bir millet hâline dönüştürdü.” (11 Kasım 1938)⁵
“Atatürk, askeri dehâ ile devlet adamı filozof dehâsını toplamıştır.”²
Atatürk ölümlerden dönmüş bir gaziydi. Hata yaptığı görülmedi.” (9 Kasım 1938)⁵
“Diğer diktatörlerin ye da liderlerin aksine Atatürk, siyasal ve sosyal görüşlerini Türklere ya da kendisiyle ilişkiye geçenlere zorlamadı. En büyük isteği, reform taslaklarını halkıyla tartışmaktı; çünkü inandırarak reforma inanıyordu.”⁸
Atatürk kadar uzağı gören bir önder bulunamamıştır.”⁸
Biz de bir kurtuluş savaşı yaptık, ama laik bir devlet kuramadık, bir din devletiyiz; hala din ile devleti birbirinden ayıracak bir Atatürk beklemekteyiz.
Eğer Atatürk olmasaydı, Türkiye de Arap ülkeleri gibi köktendinci, gerici bir ülke olurdu. ”⁸
Son padişah, toprağını terk ettiği vakit 1922 Kasımında elde edilmiş olan sonuncu zafer, bütün doğuda istek ve sevinçle selâmlanmıştır. Bunu takip eden hareketler kararlardaki güven ve yürütmedeki sürat bakımından bütün dünyayı hayrete boğmuştur.”²
“Atatürk’ün liderliği altında Türkiye’nin kalkınmasını, fevkalade ileri hamlelerini hayranlıkla takip ettik. Atatürk’ün, hukuk alanında olduğu gibi, diğer alanlarda da getirdiği reformlarla Türkiye, içinde bulunduğu çok zor durumdan kurtarılıp kuvvetli ve güvenilir temeller üzerine yerleştirilmiştir.”²
Dünya hiçbir zaman Türkiye’nin Batı anlayışı içinde yeniden kurulması gibi heyecanlı bir drama asla tanım olmamıştır.“²,⁸
Atatürk, müstebidlerin boyunduruğunu kırmıştır.
Ölümünde, Türkiye’nin Boğaziçi’nde ve Yakın-Doğu’daki vaziyeti öyle bir manzara arz etmektedir ki, önemli sorunların konu olduğu bir zamanda büyük devletler dikkatlerini Ankara’ya yöneltmektedirler.”²,⁸
Kemal Atatürk, Yakın Doğu’daki köklü değişimin başlıca yaratıcılarından biri olmuştur. Şan ve şeref dolu hayatı olan bu adam, Yeni Türkiye’yle özdeşleşen çağımızın büyük isimlerinden biriydi.” (11 Kasım 1938)⁵
‘Türkiye Türklerindir’ sözü, Kemal’in iktidara geldiğinden beri benimsediği bir düsturu ifade eder. Bu Osmanlı nüfusunun da Türk vatanına geri düşünü simgeliyordu. Aynı zamanda Avrupa’nın ekonomik tahakkümünden kurtuluşu da simgeliyordu.
Kemal’de bir din karşıtlığından söz etmek mümkün olabilir mi? Durum pek öyle gözükmüyor. Diktatör camilerin kapanması emrini vermedi, dervişleri sınır dışı ettirmedi; dinin bireyin hayatındaki etkisine karşı savaştı. Din ile devleti birbirinden ayırdı.” (André Clot, 17 Kasım 1938)⁵
“Bugün hiç kimse O’nun devrimci eserine saldırıya yüreklilik edemez.”⁴,⁸
“Atatürk, gerçek bir devlet yaratıcısı olmuştur.”²¹
“Atatürk, bir medeniyet kaynağı idi.”²
“Siz Türk gençleri, bugün Büyük Şef’inizi kaybettiğinizden dolayı ne kadar ağlasanız haklısınız. Üniversite, sizin bu büyük yasınıza katılmaktadır. Atatürk’ün bu Büyük Adam’ın hayatını burada az bir vakit içinde bildirmeye imkân yoktur. Bu dâhinin, vatanının tarihinde işgal ettiği parlak sayfaları size hatırlatmak isterim. Türkiye’yi yaratan, tarihimizin bu en Büyük Adam’ı başımı en derin hürmetle eğerek selâmlarım.” (Lozan Üniversitesi salonunda, Lozan Türk Talebe Cemiyeti’nin hazırladığı törende.)²,⁸
Bu ülke dünya savaşında yenildikten sonra, devrimci bir asker ve yönetici, Kemal Atatürk tarafından özgürlüğüne kavuşturuldu.
Kemal, halifeliği kaldırmış; laikliği hâkim kılmış ve dini okulları kapatmış, fesi ortadan kaldırarak, Muhammed taraftarlarının reddettiği şapkayı getirmiştir. Bununla beraber kendi ölümünden dolayı duygulanan halkı, onun ruhu için Allah’a dua etmek üzere camilere koşmaktadır.” (Salvatore Aponte, 11 Kasım 1938)⁵
“Çökmüş bir ülkeye geçmişin tarihsel değerini geri veren Atatürk olmuştur.”⁸
Doğduğu andan öldüğü ana kadar galibiyet içinde yaşamış bir hayat ve olağanüstü bir geçmiş.” (The Sunday Times, 20 Kasım 1938)⁵
“Kurduğu düzeni barış içinde sürdürebilen ve çok sağlam temellere oturtabilmiş yegâne kişilikti… Avrupalı önderlerin bile henüz düşünemediklerini düşünmüş ve sınırları kontrolsüzce genişletmenin her zaman bir avantaj olmadığını, uzun vadede felaketlere yol açacağını anlamıştı.” (The Sunday Times, 20 Kasım 1938)⁵
“Kemal Paşa’nın başarısının nedenlerinden biri, 1919 yılında temelini attığı, Türk olmayan halklar üzerinde bütün alanlardaki her türlü emperyalizmi tümden reddetme siyasetine, yönetim gücüne ulaştıktan sonra da sadık kalmış olmasıdır.” (Jornal Do Brasil, Brezilya Basını, 11 Kasım 1938)⁵
“Hayatının sonuna kadar milletinin mutlak güveni ile kurduğu devletin başında olan muzaffer kumandanın kişiliği, eşi görülmemiş bir karakter örneğidir.”²,⁸,⁹, ²¹
“Kendisini son defa gördüğüm zaman ‘Benim otoritemin tek bir amacı vardır: Bu da Türkiye’de yeni bir diktatörlüğe engel olmaktır.’ demişti. Söyledikleri, düşündüklerinin ve istediklerinin coşkun bir ifadesiydi. Türkler, Mustafa Kemal’e yanlışsız ve eksiksiz bir demokrasinin temellerini attığı için minnettardır.”²¹
“Tam bir anlayış ve ileri görüşle, Kilikya’yı işgal eden ve Asya’da fetihlere kalkışan Fransızlara karşı giriştiği amansız mücadelede, onları bayraklarını katlayıp, silah ve cephanelerini bırakıp, Marsilya’ya doğru yollamaya mecbur etti.
Mustafa Kemal’in Anadolu’da hazırladığı ve yönettiği savaş, anlaşıldığı güven ve inanca uygun olarak gelişti ve başarıyla sonuçlandı. Bu durum bütün dünyanın hayranlığını kazandı. Bütün savaş devamınca, olaylara, Gazi Mustafa Kemal’in harp dehası, kırılmaz azmi ve isteği hâkim oldu.”²,²¹
“Mustafa Kemal, geçmişte hilali zaferden zafere ulaştıran realist metotlarla Türk’ü yeniden yarattı.”²¹
Haklı görülebilecek bir diktatörlük varsa, bu herhalde Kemal Atatürk’ün Türkiye’deki diktatörlüğü olurdu. Çünkü o ülkesini kurtaran kişiydi.“ (11 Kasım 1938)⁵
Erzurum ve Sivas Kongrelerini düzenleyip başına geçtiği milliyetçi hareketi zafere taşıyan Kemal Atatürk’ün kariyerinin modern dünyada henüz bir eşine rastlanmamıştır. Ondan önce de birçok önder uluslar yarattı, ama onun işi hepsinden zordu. O, asırlardır çürümeye yüz tutmuş bir ulusun yeniden ayakları üzerinde durmasını sağladı.” (12 Kasım 1938)⁵
“Sarışın, mavi gözlü yurtsever, Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanı, ülkesi uğruna bir ömre pek çok devlet başkanından daha fazla şey sığdırmayı başarmış Mustafa Kemal Atatürk’ün kuşkusuz yetenekli yardımcıları, sadık izleyicileri vardı; fakat Cumhuriyet’in kuruluşundan (29 Ekim 1923) bu yana Türk dış ve iç politikasına damgasını vuran sıra dışı gerçekçilik, tümüyle onun özgün dehasının eseridir.
Türkiye’nin kaderi üzerinde birinci derecede etkili olmuş bu asker ve devlet adamı, ilerleme adına enerjisini ve prestijini ortaya koydu. Bu yılmak bilmez adamın yüz yüze geldiği büyük güçlükler karşısında çağımızın hiçbir lideri daha fazlasını yapamazdı.
Atatürk ve 1923’te kurduğu yeni devlet için ‘olağanüstü bir adam, olağanüstü bir devrim’ denmişti. Dünya Savaşı’nı izleyen devrimlerden hiçbiri, Atatürk’ün yönettiği Türk Ulusal Devrimi kadar çabuk gerçekleştirilmemiş ve onun kadar çarpıcı sonuçlara ulaşmamıştır. Gerçekten de modern Türkiye’nin babasıydı.” (13 Kasım 1938)⁵
“Büyük bir asker, ama daha da büyük bir devlet adamı.” (13 Kasım 1938)⁵,²,⁶,⁸
“Kemal Atatürk’ün karşı karşıya bulunduğu (ve başa çıkmayı başardığı) son derece tehlikeli durumu ve giydiği ateşten gömleği bizim yaşadıklarımızla karşılaştırırsak bizim çok daha talihli olduğumuzu görerek ona derin bir sempati duymaktan kendimizi alamayız.” (13 Kasım 1938)⁵
“Japonya’da Atatürk, Birinci Dünya Savaşı sonrası felâketlerinden Türkiye’yi kurtararak büyük zafere ulaştıran kahraman ve Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkıntılarından yeni Türkiye Cumhuriyeti’ni yaratan büyük bir devlet adamı olarak, çok iyi tanınmaktadır.”⁶,¹⁶
Bilhassa Atatürk’ün Türk Dil İnkılâplarının gerçekleştirilmesini sağlamak yolundaki gayretlerine karşı büyük bir hayranlık duymaktayız.”⁶,⁸
“Dünyanın en şaşırtıcı önderlerinden Kemal Atatürk, Türk milletini kelimenin tam anlamıyla yeniden yarattı.
O engel tanımayan bir diktatördü. Ama aynı zamanda, tüm Batı standartlarına göre çok zeki bir halk olan Türk halkının, ulusunun yararı ve iyiliği için çalıştığının çok çabuk farkına vardığı bir diktatördü. Atatürk, yenilgiye ihtimal vermeyi ve ‘mümkün değil’ cümlesini dinlemeyi reddeden inancı sayesinde başarılı oldu.
Naaşı, Anıtkabir’de muhafaza edilecek. Ama onun böyle bir anıta ihtiyacı yok. Onun anıtı kalıcı ve hiçbir zaman yok edilemez. Çünkü o Türkiye’ye ulusal bilincini, ruhunu geri verdi. Ulusunu özgürlüğe kavuşturdu.” (12 Kasım 1938)⁵
Cihan yanıyor ve ağlıyor. Bizim kara bahtlı Kerkük”ümüzün daha çok yanmaya, daha çok ağlamaya hakkı var. Bizim bikes ruhumuz her Türk’ten ziyade Ulu Ata’nın yetimidir…
Kerkük halkı, tüm umuduyla Hatay gibi kurtulmayı bekliyordu:
Her şeysiz yaşadık. Yokluğun, sefaletin en harap edici ve yıkıcı ıstıraplarına göğüs gerdik. Yalnız ve yalnız bir emelimiz vardı: Atatürk.
Büyük halaskar bedbaht Kerkük’ü bir gün mutlaka kurtaracaktı…
Bir yetim gibi, gözyaşlarımızı kalbimize akıtıyor ve sessiz ağlıyoruz. Şad olsun… Büyük ve azimkâr Türklük payidar olsun…” ¹¹
Kendisine diktatör denmesi istemezdi. Diktatör olarak değil, ulusun hislerinin ve ihtiyaçlarının temsilcisi ve gelecek için vizyon sahibi biri olarak hareket ettiğine inanıyordu. Türk halkı bugün görüldüğü gibi Atatürk’ü taparcasına severdi.
Kemal Atatürk’ün vefatıyla çağdaş tarihin büyük şahsiyetlerinden biri bu dünyadan ayrıldı. Türk ulusu da tarihin en büyük insanlarından birini kaybetti.“ (11 Kasım 1938)⁵
Devrimci Kemal Atatürk, bizim esin kaynağımız oldu. Devrimci Atatürk bizim ve tüm mazlum halkların esin kaynağıdır. Ben en çok ondan etkilendim. Ona ve devrimlerine hayranım. Kendinize başka önder aramayın.”⁸
“Kemal’in bıraktığı görkemli miras, sadece gayretli bir milletin yeniden canlanan ruhunu değil, Kemal’in yarattığı mucize karşısında Avrupa’nın ve hatta bütün dünyanın duyduğu huşuyu ihtiva ediyor. Kemal’in Türkiye’si artık diğer ülkelerin nazarında yeni bir itibara ve Avrupa camiasında layık olduğu bir mevkie sahip.” (Henry Gris, 13 Kasım 1938)⁵
LÜBNAN – Raşit Kerami, Lübnan Başbakanı: “Büyük adamlar, kuşaklarının başındadır. Türk Milleti’nin başındaki büyük ve dahi Atatürk, politika ve savaş alanlarında yılmayan büyük ve yurtsever bir insandı.
O’nun çevresinde toplanan kahraman Mehmetçiklerle, parçalanmış olan memleketi birleştirdi ve ümitle yaşayan millete mucizeleriyle zaferler kazandırdı.
Kahraman Atatürk, milletlerin kurtuluşlarına kendilerini adamış olan kurtarıcıların ve onları ıslah eden kişiler ve milliyetçi adamların bir sembolü olarak daima yaşayacaktır.”²,⁶,⁸,²¹
“Türk Milleti, Büyük Ata’yı saygı ile anarken, Türkiye dostu memleketlerde O’nun ismini anlayış ve takdirle, daima kahraman ve fedakâr Ata olarak anacaklardır.” (10 Kasım 1963)²,⁶
“Dünya, bu savaş ve barış kahramanı büyük adamın ölümü ile fakir düşmüştür.”²,⁸, ³⁵
“Şurasını objektif bir şekilde tespit etmek icap eder ki, o ezilmiş ve yıkılmış bir milletten şuurlu bir kütle, istila görmüş memleketten müstakil bir hükümet ve köhne Osmanlı İmparatorluğu’ndan genç bir medeniyet yaratmıştır”³
Organizasyon yeteneği ve askeri dehasıyla mucizeler yarattı. Fevkalade bir diplomattı.
Atatürk diktatör müydü? Evet öyleydi. Şahsi nitelikleri, hudutsuz itibarı ile bir diktatördü. Ancak bu sistematik bir diktatörlük değildi. Türkiye anayasa ile idare edilen bir memlekettir ve milletin gücünü ve bağımsızlığını millet meclisi temsil eder.” (12 Kasım 1938)⁵
Bütün kâinat büyük bir yasa katılıyor.”⁸
“Görevi Türk tarihinde en nazik olanlardan biri idi ve bunu şayanı hayret bir şekilde başarmaya muvaffak oldu. Bu hayret verici başarı, mücadelelerle çelikleşmiş olan karakter ve sarsılmaz iradesi sayesinde mümkün olmuştur. Ölümü, Türkiye’nin sarsılması demek olmayacak, zira bütün genç nesil, şefi tarafından çizilen yolu iman ve şevkle takip etmektedir.” (Budapeşte-1938)²,⁶
“Yüzyılımızda, ‘olmayacak hiçbir şey yoktur’ şeklindeki tarihi gerçeği ispatlayan ilk adam olmuştur.” ²,⁶,⁹,³⁵
“Dünya bu harp ve sulh kahramanı büyük adamın ölümü ile fakir düşmüştür.”³
”Atatürk, yüzyılımızda, ‘olmayacak hiçbir şey yoktur’ şeklindeki tarihi gerçeği ispatlayan ilk adam olmuştur.”⁸
“Dünyada ilk defa olarak hakikaten “Gazi” unvanını taşımaya hak kazanmış olan bir insan vefat etti. Çünkü o, büyük askeri dehası sayesinde vatanın bütün düşmanlarını yendi ve malik olduğu teşkilatçılık kuvveti sayesinde de milletinin vücudunu parça parça olmaktan kurtardı.”³
“Dünya savaşı sonunda, başta İngiltere olmak üzere, bütün galiplerinin diktalarına karşı ilk defa başkaldırmak cüret ve cesaretini kendinde bulan tek adam O’dur.”²¹
“Büyük devletlerin bile tasarlayamadıkları büyük güçte bir ulusal gelişmeyi, Atatürk, yabancı yardımı olmaksızın başarıya eriştirdi.”²¹
“Tarih bu kadar kısa süre içinde gerçekleştirilmiş, bu kadar büyük bir başarı öyküsü daha kaydetmiş midir, bilemiyoruz.
52 yaşına geldiğinde, dünyada fethedecek yeri kalmamış İskender gibiydi.
Fransız ihtilalinden beri gerçekleşmiş olan devrimlerden daha önemlilerini yerine getirmeyi başardı. Kan dökmeden dini devrim yapılabileceğini dünyaya ispatladı; feodal din mutlakıyetinden seçime dayalı meclis ve cumhurbaşkanlı bir cumhuriyetçi demokrasiye geçişi sağladı.” (11 Kasım 1938)⁵
Mustafa Kemâl, kurduğu eserin semerlerini gözü ile gördü. Vazifesini tamamladı. Dünyadan muvaffak ve muzaffer olarak çekildi.”²,⁶
“Türkiye’yi kulluktan kurtaran, istilacılara karşı saldırma ateşi yakan, savaş alanlarında ona başbuğluk edip kurtuluş kıyısına çıkaran adam öldü (…) Milletin kendisini can yerine koyduğu, her emrine baş eğdiği, iradesi geri dönmeyen, büyük ıslahat yapan, milletini ilerlemelere süren adam öldü. Antlaşmaları yırtan, devletlerin kararlaştırdıklarını tanımayan, milletleri hürmet ettiren, milletini de o ihtiram mevkiine çıkaran, diğer milletlere saydıran adam öldü.”²
“Tarih onun adını ebedileştirecektir… Bütün Şark âlemi, Türk milletine en derin taziyetlerini sunar. Dün ölümünü öğrendiğimiz Atatürk’ün, dünyanın en büyük adamı olduğunu tarihin kaydetmesi hiç de uzak değildir…“¹⁵
“Bugün toprak, kahramanlığı, destanı dillerde dolaşan bir adamı içine almış bulunuyor. Fakat tarih onun adını ölümsüzleştirecektir.”¹⁴
Bursa’ya giderken trende rast geldiğim bir çocuğa İstanbul veya Ankara’dan hangisini sevdiğini sordum. Çocuk Ankara’yı sevdiğini söyledi. Nedenini sorduğumda: ‘Ankara’da Atatürk bulunduğu için..’ cevabını verdi.”²,⁶,⁸,⁹
“Atatürk’ün değeri, kendi ülkesinin sınırlarını aşmaktadır. Atatürk’ün Doğu için değeri somut ve olumludur. O Doğulu uluslara, kendi bütünlüklerini yitirmeden kendi değerlerini yeni durumlara nasıl uygulayacaklarını göstermiştir.”(1944)²¹
“Kemal Atatürk, yalnız bu yüzyılın en büyük adamlarından biri değildir. Biz Pakistan’da, onu geçmiş bütün çağların en büyük adamlarından biri olarak görüyoruz.”⁸
PAKİSTAN – General Yahya Han, Pakistan Cumhurbaşkanı: “Bizler Pakistan’da Türkiye’nin büyük lideri Atatürk’e en büyük saygıyı beslemekteyiz. Gerçekten, bizler kendisini, Türk halkı tarafından benimsendiği kadar bizim ülkemizin de lideri olarak kabul etmekteyiz” (Anıtkabir Defteri, 30 Nisan 1970)¹⁵
Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye’yi kurmakla bütün dünya uluslarına Müslümanların seslerini duyuracak kudrette olduğunu ispat etti.”⁸
“Atatürk’ün ölümüyle sadece Müslümanlar değil, bütün dünya şimdiye kadar gelmiş en büyük insanlarından birini kaybetti.”¹⁶
”Türkiye’yi ufalanma ve bölünmeye uğramaktan kurtarmıştır. Şimdiki Türkiye, hem kendi yakınında, hem de bütün Avrupa’da birçok dostlara maliktir.
Millî onur duygusuna aslında sahip olan Türk Milleti, milletinin babası olan Atatürk’ü, sarsılmaz bir aşkla sarmasında hayret edilecek hiçbir şey yoktur. Yeni Türkiye Milletlerarası siyasette hesaba katılması gereken bir eleman olmuştur. Türkiye’nin modernleşme ve yenileşme hareketi devam ediyor. Osmanlıların hasta adamı iyileşmiştir. İlerlemesi ve enerjisi yerindedir. Atatürk, bunu yapmakla gerçekten bir mucize göstermiştir.”²,⁶,⁸
“Milli vakar duygularıyla soyca ün alan Türk Milleti’nin ulu babası Atatürk’ü sarsılmaz bir aşkla sarmasında şaşılacak hiçbir şey yoktur.”²
Atatürk’ün harici politikası sayesinde, Türkiye, dünya politikasında çok mühim bir unsur olmuştur.” (Tan, 15 İkinci Teşrin, 1938)¹⁹
“Romanya, önünde hürmetle ve teveccühkar bir teessürle eğildiği bir dost kaybetmiştir.”⁸
“Şarkın en büyük ihtilalini yapan kişi, Türkiye’yi dirilten adam.”³
“Atatürk, tarihte teşkilatçı bir dahi, bir milletin harikalar yaratan yöneticisi ve memleketinin kurtarıcısı olarak kalacaktır.”³⁵
“Atatürk için yüzyılımızın en büyük insanı desek mübalağa etmez, ancak gerçeği belirtmiş oluruz. O, devrimcilerin en büyüğüdür ve yüzyılımız bu en büyük devrimcisine çok şey borçludur.”²¹
Mustafa Kemal’in büyük askerî zekâsı ve aklı, geniş ufku ve millî davaya sadık olması, onu Türk halkının Millî Kurtuluş Hareketi’nde ünlü bir önder olarak öne çıkardı…
Cumhurbaşkanı olduğu dönemde Türkiye iç durumunu iyileştirerek uluslararası alanda yerini pekiştirmiş, sanayisini kurmaya başlamış, uluslararası politikada önemli bir rol oynar hâle gelmiştir.” (11 Kasım 1938)⁵
“İsmi yeni Türkiye’nin bütün kurtuluş hareketine bağlı olan Kemâl Atatürk’ün ölümü, Türk milleti için büyük bir kayıptır. Bağımsız Türkiye’nin bütün samimi dostları, bu yüksek adamın bir surette acı duymaktadır.”²,⁶
“Adı, Türk Milleti’nin millî kurtuluş savaşında ve Türkiye’nin siyasi alanda yeniden örgütlenmesine gayet sıkı bir surette bağlı olan Kemâl Atatürk’ün ölümü gerek Türkiye için, gerekse bütün dostları için derinliği ölçülmez bir kayıptır…
Türk Milleti’nin en samimi dostları arasında bulunan Sovyetler, zamanımızın bu örneksiz devlet adamının öneminden dolayı derin bir acı içindedirler.”²,⁶,⁸
“Atatürk, Cumhuriyet ilanı, milli bankaların ve milli sanayinin kuruluşu demiryolları yapımı, yabancı ayrılıkçıların kamulaştırılması, din ile devletin ayrılması, Latin Alfabesinin kabulü, kadın eşitliğinin tanınması, unvanların kaldırılması gibi bir çok inkılâp hareketinin yapıcısı ve öncüsü olmuştur..” (Moskova, 10 Kasım 1938)⁶,⁸
”Atatürk, Cumhuriyet ilanı, milli bankaların ve milli sanayinin kuruluşu demiryolları yapımı, yabancı ayrılıkçıların kamulaştırılması, din ile devletin ayrılması, Latin Alfabesinin kabulü, kadın eşitliğinin tanınması, unvanların kaldırılması gibi bir çok inkılâp hareketinin yapıcısı ve öncüsü olmuştur..” (Moskova, 10 Kasım 1938)²
“Emperyalist müdahalecileri yendikten sonra, Türkiye’yi yeniden kurarak bir dizi politik ve ekonomik reform gerçekleştirdi. Yeni Türkiye’nin tüm milli kurtuluş hareketleri Kemal Atatürk’ün adı ile ilintilidir.” (11 Kasım 1938)⁵
“O’nun ölümü, dünya için de derinliği ölçülmez bir kayıptır.”²
İsmi Türk halkının istiklal ve refah uğruna verdiği mücadeleyi içeren tüm kahramanlık devrini simgeleyen; dost bir Cumhuriyetin muhterem Başkanı…” (İngiltere, The Star, 11 Kasım 1938)⁵
“Şöhreti bütün cihana yayılmış olan tecrübeli başkanın yönetimi herkesin sevgisi ve saygısını çeken büyük Türk milletinin millî bağımsızlığını devamlı bir başarı ile kuvvetlendirmiş ve yeni millî yapısını yaratmıştır.”⁶
RUSYA / SOVYETLER BİRLİĞİ – Mihail Gorbaçov, Rusya Eski Devlet Başkanı: “Biz kuramı dogmalaştırdık. Özgür düşünceyi boğduk, bireyciliği sildik. Atatürk, bireylerin özgür düşünen ve topluma katkı sağlayan kişiliğini savunmuştur. Atatürk geleceği görebilen nadir insanlardandır. Atatürk gibileri kendi dönemlerinin sınırlarını aşanlardır. Atatürk düşüncesi asla yaşlanmadı; o sadece geçmiş değil, aynı zamanda gelecektir.”⁸
Atatürk Türk Milletini, kışkırtıcı kuvvetlere, emperyalistlere ve silah zoru ile Türk Milletini ezerek memleketi büyük devletlerin bir sömürgesi haline getirmek isteyen gerici kuvvetlere karşı savaşa girmesi için uyandırmıştır. Bu Cumhuriyet birçok milletin ulusal özgürlük hareketlerine ışık tutmuştur. Atatürk’ün kutsal saydığı emperyalizmle savaşını, yalnız Türk Milleti değil, diğer doğu ülkeleri de takdirle karşılıyordu.
Türkiye’nin yüzyıllık geriliğinden kurtulması için Atatürk pek çok şey yapmıştır. Gerçekleştirdiği reformlar memleketin ekonomik hayatının, sınai tarımsal kalkınmanın hızla ilerlemesini hedef tutmuştu. Atatürk yönetimi zamanında, Türkiye’nin milletlerarası otoritesi yükselmiş ve memleket, dünya siyasetinde önemli rol oynamaya başlamıştır.”²,⁶,⁸
“Atatürk, yeryüzünde bütün zamanların ve gelmiş geçmiş bütün halkların çıkardığı 10 liderden biridir. Böyle bir kişinin, dünyanın her yerinde tarihçilerin, siyaset bilimcilerin ve filozofların sürekli ilgisini çekmesi tesadüf değildir. İnsan, ulusal kimliğiyle insanlığa dâhil olur. Mustafa Kemal bu yönüyle tek liderdir,”²⁶
Kemal Atatürk, ülkenin ilk gerçek vatansever yöneticisi olmuştu.” (15 Kasım 1938)⁵
SİNGAPUR – Morning Tribune, Singapur Basını: “Modern Türkiye’nin yaratıcısı. Bugünün bağımsız ve çok şeyler başarmaya azimli Türkiye Cumhuriyeti, büyük ölçüde tek bir adamın –Mustafa Kemal’in- iradesi sayesinde yaratılmıştır.” (11 Kasım 1938)⁵
“Atatürk’ün ölümü yalnız Türk ulusu için değil, O’nun benzerine çok muhtaç olan bütün Doğu ulusları için de en büyük kayıptır.”²¹
“Atatürk, yüzyılımızın yetiştirdiği en büyük kişilerden ve en eşsiz deha ve erdemi kendisinde toplamış önderlerden birisi idi. O, savaşımının, çalışmasının, ahlâkının ve yaratıcılığının verimini ulusu için kullanmıştır.”⁴
“Atatürk, tarihin her devresi için, insanlığın bir mucizesidir.”²
“Atatürk yalnız Türkiye’de değil, bütün cihanda misli pek az ve sınırlı sayıda yetişmiş olan nadir şahsiyetlerden biridir. Şüphesiz ki, tarih onu cihanın ölmez büyükleri arasında kaydedecektir.”³
Milletimiz Gazi’nin ölmez eseri için en büyük hayranlığı O’nun sahasında, savaş meydanlarında, büyük asker olduğunu tespit ettikten sonra, her şeyin tamamen kaybolduğu zannedildiği bir anda, milletinden ümidini kesmeyi ve yenilgiyi kabul etmeyi şiddetle reddeden Tanrı’nın seçtiği büyük insanı anıyoruz. O, güçleri birleştirmeyi, kırılmış cesaretleri yükseltmeyi bilmiş ve talihi zorlayarak, millî ülkenin bütünlüğünü tekrar kurmuş ve memleketinin bağımsızlık ve egemenliğini kazanmasını başarmıştır. Atatürk böylece, ölümü esirliğe tercih eden bir milletin neler yapabileceğini hayretler içinde bulunan dünyaya göstermiştir. Bu örnek unutulmayacaktır.
Biz memleketin egemenliğinin mimarı olarak Atatürk’ün şahsına, parçalanmak yolunda olan bir İmparatorluğun yıkıntısı üstünde hayranlık duymaktayız.”²,⁸
“O’nun ölmez eseri, egemenliklerini elde etmiş milletlerin kaderlerine hükmedenler için ışıklı bir örnek ve bir ilham kaynağı olarak kalacaktır.”²
“Vatanımın bağımsızlığı uluslararası bir gerçek olduğu gün, Allah’a şükürden sonra ilk hatırladığım isim, yalnız ve yalnız Gazi Mustafa Kemal Atatürk oldu. Ümit kapılarının kapandığı bunalım anlarında onun destan olan yaşamı ve savaşımı bana esin kaynağı oldu.”⁸
Arap alfabesi yerine modern Latin alfabesini koydu ve dev bir karatahtayla sokakları, meydanları dolaşıp esin ve güç kaynağı olma, bir örnek oluşturma adına bu yeni alfabeyi halkına bizzat kendi öğretti.
Kemal Atatürk olmasaydı modern Türkiye diye bir şey de olmayacaktı. Ülkesini dünya ülkeleri arasında, halkının asırlarca rüyasında bile göremediği bir konuma taşıdı. Ulusal sınırlar dışında kalan birtakım toprakları elinde tutmanın bir kudret değil zafiyet kaynağı olduğunu görecek kadar bilgeydi. Ulusunu, diğer ülkelerin ittifak yapmak ve teveccühünü kazanmak için uğraştığı önemli bir ulus hâline getirdi.” (11 Kasım 1938)⁵
“Eğer bir insanın dünyaya kazandırdıkları, yaptıkları kötülüklerin iyiliklerden çıkartılmasıyla ölçülüyorsa, o zaman tarih Kemal’e yükseklerde bir yer tanımalıdır. Diktatörlük kurumunun meziyetleri de var ise de, Kemal yaşadığı zaman içinde diktatörler sıralamasında iyi bir diktatör olarak ilk sıralara yerleşmelidir.
Shakespear’ın oyununda Mark Anthony’nin Jül Sezar’ın naaşı önünde kullandığı ‘yaptığı iyilikler ondan sonra da yaşar, yaptığı kötülükler ise onunla birlikte gömülür’ sözleri Kemal için de haklı bir biçimde kullanılabilir.
Atatürk muhteşem bir generaldi, fırsatları kullanan ve belki de Büyük Savaş’ın yarattığı en iyi generaldi. Anzaklar’ın Boğazlarda başarısızlığa uğraması tamamen onun kişisel girişimciliği, konulara hâkimiyeti ve kişiliğinde var olan kaynaklardan kaynaklanıyordu.
Her gerçek asker gibi son derece parlak başarılarına rağmen savaşmayı hiç sevmezdi. Askerleştirilmiş bir milletin başında bulunan sağlam durumdaki bir lider olarak güçsüz komşularının üzerine saldırmadı ve başka ülkelerin aralarındaki tartışmalara karışmadı. Fesatçı ve ihtiraslı düşmanlarını saf dışı ederken acımasızdı fakat sıradan Türkler için ise bir babanın vereceği sevgiyi ve şefkati göstermişti.”(12 Kasım 1938)⁵
O, savaş sanatında olduğu kadar barış ve ulus inşası sanatında da büyük bir liderdi.”⁸
“Dünya şimdiye kadar kürsülere çıkmış en değerli halk liderini, cumhurbaşkanını ve çağdaş tarihin Yakın Doğu’daki en büyük devlet adamını yitirdi. Bugün onun için bütün Balkanlar da ağlıyor. Çünkü o, aynı zamanda Balkanlardaki halklar arasında da barış sağlayan bir siyasetçiydi.”⁵
“Birçok insan onun sadece askeri başarılarını biliyor, ama kanımızca dünyadaki herkes bu ölümsüz şefin Türkiye’de yarattığı mucizeyi er ya da geç görecek.” (M. Markoviç, 11 Kasım 1938)⁵
Milletinin mutluluğu ve refahı için sağlığından feragat eden, hayatı boyunca hiç durmadan çalışan, aynı hayatı bu yüce ülkü için defalarca tehlikeye atan, yine bu ülkü için karşısına çıkan bütün engelleri aşan, bütün zincirleri koparan büyük Önder Kemal Atatürk’ü anlatmaya kelimeler yetmez. Ama yaptıklarına verebileceğimiz en iyi örnek, yeni, modern, zengin ve güçlü Türkiye Cumhuriyeti’dir.
Gazi Mustafa Kemal, imzaladıkları Lozan Antlaşması’na hep uymuş ve milletlerarası ilişkilerde hep barışçıl olmuştur. Haklı olduğu alanlarda hakkını aramayı da bilmiştir. Buna en güzel örnek, 1936 yılında Hatay konusunda Türk tezlerini kabul ettirmesidir.
Onsuz bir Türkiye ve dünya düşlemek gerçekten çok zor olacak.” (11 Kasım 1938)⁵
“Çok şükür ki, Gazi Mustafa Kemal Atatürk düşüncesini yalnız Türkiye’nin dâhili hayatına ayırmış değildir. Bilakis Atatürk geniş bir Balkan politikasına da sarılmak için lazım gelen insani ve politik kuvveti haiz bulunduğunu göstermiştir; zira Balkan dayanışmamasının, bizzat kendi milli eserini ne kadar temin ettiğini ve Balkan Antantının bütün Balkan memleketlerini ve bizzat Kemalist Türkiye’sinin emniyetini ne kadar artırdığını görmüştür. Büyük bir asker, büyük bir idealist, büyük insaniyetperver, büyük bir devlet adamı olan Gazi Atatürk, o andan itibaren bir Balkanlı olmuştur.”(27 Kasım 1936)³⁰
“Kendi memleketine armağan olarak verdiği olağanüstü başarılar dizini yaratan Atatürk’ten Türkiye ve hatta bütün Avrupa yalnız mucize beklemeye alılşmıştı.”²¹
“Türk devriminden sonra, Türkiye’de hüküm süren ortaçağın yerine yeniçağ gelebilmiştir.”²¹
“Kemal’in kişiliğine şükretmeliyiz ki, Doğu’nun kapısı olan O’nun yurdu, şimdi bir barış kalesidir.”²¹
Eğer Atatürk Plutarque’den evvel yaşamış olsaydı, bu mutlu insanların arasında yer alacaktı. Türk Milleti, kendisine hayat vermiş veya hayatını iade etmiş olan Atatürk’e hakiki bir baba gibi günlerce ağlamıştır.
“Bir insana ölümünden sonra bu derece sevgi ve yas gösterileri yapılması milletler tarihinde az görülen şeylerdendir.” (Atina, 12 Kasım 1938)²,⁸,⁹
’’O’nun ismi, dünya tarihinin kahramanları arasında silinmez bir şekilde kalacaktır. Çünkü kişiliği kendi ülkesinin sınırlarını aşmıştır.”⁴,⁸ “O’nu hem düşman ve hem dost olarak tanımış olan Yunan Ulusu, kendisine düşman olarak ne kadar takdir etmişse, bir dost olarak da o kadar sevmiştir.”⁴
“Türkiye, dost ve düşmanlarının hayran olduğu bir deha adama malik olmak bahtiyarlığına erişmiştir. Bu deha adamın kaybı yalnız Türkiye için değil, bütün medeniyet ve dünya için bir kayıp teşkil eden bir adama malik olmak bahtiyarlığına da erişmiştir.”⁸
“Ülkeler, büyük adamlar için çok heykeller dikecekler ve şanlı yollarda kendilerine iyi kılavuz olanları hep hatırlayacaklardır. Ama Türkiye, dağları delmeli, en derinlerde bile olsa arayıp bulacağı en değerli taştan Kemal Atatürk’ün heykelini yapmalıdır. Ölümü, sadece Türkiye için değil, bütün dünya uygarlığı için büyük bir kayıptır.”¹⁴
“Eğer Türkiye büyük kurucusunu kaybediyorsa, Yunanistan da büyük ve emin bir dostunu kaybediyor.”³
“O, hiç tereddütsüz çağdaş medeni devletlerarasında bulunan bir devletin kurucusuydu. Ölümü şüphesiz dost ve müttefik ülke için bir darbedir. Ancak attığı temeller, yeni Türkiye’nin üzerinde dayandığı ve ilerleyeceği granittir. Tarih de bu granitin üzerine büyük reformcu Atatürk’ün adını kazmıştır.” (10 Kasım 1938)⁵
“Kemal Atatürk ve destanlaşan mücadelesindeki seçkin yoldaşları tarafından yaratılan bu yeni Türkiye’ye, Yunanistan samimi dostluk ve müttefiklik bağlarıyla bağlandı. O zaman Ege’nin iki yakasında, anlaşılmaz bir şekilde yüzyıllar boyu kılıçlarını çarpıştıran bu iki halk için yeni bir dönem başladı: Bugün ve yarın için yakın iş birliği dönemi. Kemal Atatürk, Balkanlarda her şeye yeni bir biçim veren bu büyük tarihî değişimin mimarlarındandı. O, şanlı hayatı boyunca Yunanistan’ın samimi bir dostu oldu. Ruhunun bütün gücüyle iki halkın iş birliğine inandı. Yunan halkı, bütün ruhuyla dost ve müttefik Türk halkının büyük yasını paylaşıyor.” (11 Kasım 1938)⁵
“Olağanüstü işleri yapanlar, hiç kuşkusuz kelimenin tam anlamıyla büyük adam niteliğine hak kazanmışlardır. Ve bundan dolayı Türkiye Mustafa Kemal Paşa ile övünebilir.”⁸,⁹
“Atatürk yalnız Türk tarihinin büyük bir siması değil, aynı zamanda bir büyük barış adamıdır. Onun yeni Türkiye’yi yaratan eseri, yüzyıllara intikal eden bir anıt olarak kalacaktır.”⁸
“Kemal Atatürk, büyük bir önemde bir kişilik kazanmış, vatanının sınırlarını çoktan aşmış, Türk için daha çok anlam, fikir ve efsane bütün dünya içinde de olağanüstü bir varlık olmuştur. Türkiye’yi, kendisini çağdaş ve ileri bir devlet hâline sokan kuruluşları getiren de odur. Türk milletinin tarihi içinde onu Fatih Sultan Mehmet ile Muhteşem Süleyman’ın seviyesine çıkarmaktadır.”³
“Kemalizm Türkiye’nin gerçek uygarlık devrimidir. Kemalizm devrimi çağdaşlıktan ötedir.” (odatv4.com, 13 Temmuz 2014)²⁶
Güncellenmiş Metin: Dünyanın_Gözünden_Atatürk.pdf
KAYNAKÇA:
¹ UNESCO Türkiye Milli Komisyonu, “UNESCO’NUN DOĞUMUNUN 100. YILINI “ATATÜRK YILI” İLAN ETMESİNİ VE GEREKÇESİNİ PAYLAŞARAK… Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Aziz Atatürk’ü Saygıyla Anıyoruz”, 10.11.2016, erişim: 21.02.2021
² T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, “Atatürk İçin Diyorlar Ki!” erişim: 27.10.2021
³ dergipark.org.tr, Nurcan TOKSOY: “Atatürk’ün ve Adının Balkanlar ve Ortadoğu Basınındaki Etkilerinin Türkiye’deki Akisleri”, erişim: 30.10.2021
⁴ T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, Mustafa Kemal Atatürk, “Ne Dediler”, erişim: 30.10.2021
⁵ Nuri M. Çolakoğlu, Kasım 1938 – Dünya Basınında Atatürk, Doğan Kitap, 2. Basım; İstanbul 2004
⁶ İstanbul Aydın Üniversitesi, “Atatürk, Hakkındaki Önemli Sözler”, erişim: 15.12.2021
⁷ Özkan, Abdullah, Türk ve Dünya Basınında Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Cumhuriyet, Morpa Ofset, İstanbul 2017.
⁸ Benazus, Hanri, Dünya Milletlerinin Gözüyle Atatürk, Sözcü Kitabevi, 1. Baskı, İstanbul, Şubat 2022
⁹ İşte Atatürk, “Ardından Yazılanlar”, erişim: 25.03.2021
¹⁰ YeniBirlik, Fehmi Ketenci: “Cumhuriyetimizin Kuruluş Öyküsü Bir Dünya Efsanesidir”, erişim: 26.03.2022
¹¹ Yeniçağ, “Atatürk’ün Üstün Kişiliği”, erişim: 26.03.2022
¹¹ Yeniçağ, “Atatürk vefatından sonra dünyanın her yerinden Ankara’ya mektuplar geldiğini biliyor musunuz?”, 10 Kasım 2021, erişim: 26.1.2024
¹² İstanbul Üniversitesi, @istanbuledutr, erişim: 26.03.2022
¹³ kemalataturk.net. “Atatürk Hakkında Söylenenler” erişim: 26.03.2022
¹⁴ Anıtkabir Dergisi, Ocak 2019, Yıl:19, Sayı: 72, “Deniz Kurt, Atatürk’ün Vefatının Dünya Kamuoyundaki Etkileri“ erişim: 26.03.2022
¹⁵ ayk.gov.tr, Şimşir Bilal N.: “’Yurtta Barış, Dünyada Barış’ Bağlamında Atatürk ve Yabancı Devlet Adamları“, erişim: 26.03.2022
¹⁶ Anadolu Ajansı (aa.com.tr), “Büyük komutan Atatürk 80 yıldır özlemle anılıyor”, erişim: 26.03.2022
¹⁶ habertürk.com,”Dünya saygı duruşunda!” 29.10.2014, erişim: 27.03.2022
¹⁷ atam.gov.tr. E. Korg. Cemal Enginsoy: “Amerika Birleşik Devletleri Kaynaklarına Göre Atatürk”, erişim: 29.03.2022
¹⁸ Çağdaş Türkiye Araştırmaları Dergisi, XV/31(215-GÜZ)ss.245-247 “Melih Tınal: Atatürk’ün Vefatının Bulgaristan Kamuoyundaki Yansımaları”, erişim: 30.03.2022
¹⁹ İstanbul Üniversitesi, “Gazeteden Tarihe Bakış Projesi”, erişim: 30.03.2022
²⁰ Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi, “Doğumunun 125. Yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün Uluslararası Sempozyumu Bildirileri, 15-18 Mayıs 2016 / Ankara”, erişim: 30.03.20222
²⁰Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Cemal Enginsoy, “Amerika Birleşik Devletleri Kaynaklarına Göre Atatürk”, erişim: 23.1.2024
²¹ Selahattin Çiller, “Atatürk İçin Diyorlar Ki”, Bafra Ofset, Ocak 2018
²² amerikanınsesi.com, “Fransa’da Atatürk Kapaklı Dergi Yok Satıyor”, 5 Eylül 2019, erişim: 01.04.2022
²³ Cumhuriyet, “‘Jalan Atatürk’ Cakarta’yı Salladı”, 31 Ekim 2021, erişim. 01.04.2022
²³ Cumhuriyet, Oktay Ekinci, Atatürk’ü nasıl anmışlardı?, 10.11.2011, erişim: 23.1.2024
Cumhuriyet, “Fransa’nın ünlü dergisinden Atatürk’e özel sayı”, 18.9.2023, erişim: 31.1.2024
²⁴ haberturk.com, “tatürk Büyüleyici Bir Kişilik”, 29 Ekim 2021, erişim: 01.04.2022
²⁵ hürriyet.com.tr, “En büyük devrimci Atatürk”, 17 Mayıs 2020, erişim: 01.04.2022
²⁵.² hürriyet.com.tr, Atatürk ‘Milenyumun adamı’, 13.1.20000, erişim: 23.1.2024
²⁶ odatv4.com, “Dünyaca ünlü tarih dergisinde Atatürk için ne yazıldı, 29 Kasım 2018”, erişim: 01.04.200; “Yabancılar Atatürk’e nasıl bakıyor, 13 Temmuz 2014” erişim: 01.04.2022
²⁷ sözcü.com.tr, “Sinan Meydan: ATAŞARK Uluslararası Kadınlar Birliği Kongresi”, 17 Ağustos 2020, erişim: 05.04.2022/; “Gelibolu kayası, parlak zeka ve kuvvetli irade. 14 Şubat 2021”, erişim: 01.04.2022; “Ünlü dergiden Atatürk dosyası: Nefes kesici hızla ülkeyi çağdaşlaştırdı. 27 Ekim 2020”, erişim: 01.04.2022
²⁸ Muzaffer Ender, Ağlayan Dünya, Sinan Matbaası, İstanbul 1964
²⁹euronews. “Atatürk aşığı Fransız yazar, çizgi roman ve konserlerle Kemalizm’i anlatıyor”, 10.11.2021, erişim: 15.04.2022
³⁰ Ö. Andaç Uğurlu (Editör ve Hazırlayan), “Yabancı Güzüyle Cumhuriyet Türkiye’si (1923-1938)”, Örgün Yayınevi, İkinci Baskı, Yaylacık Matbaası, İstanbul 2003
³¹SABAH, “Apollo-11 ekibinin Anıtkabir özel defteri yazısı arşivden çıktı”, 28.03.2021, erişim: 29.04.2022
³² dergipark.org.tr, “Doç.Dr. Sema Çiğdemoğlu: Atatürk ve Yabancı Gözüyle Bize Bıraktığı Miras”, erişim: 02.05.2023
³³ Türk Hukuk Kurumu, “Freud Diyor ki, Atatürk İnsanlığın Sanatçısıdır”, 10 Mayıs 2020, erişim: 21 Ocak 2024
³⁴ Cemal Güven, “MİLLÎ MÜCADELE DÖNEMİNDE MUSTAFA KEMAL PAŞANIN YABANCI ASKER, SİYASÎ TEMSİLCİ VE GAZETECİLERLE TEMAS VE GÖRÜŞMELERİ (Mondros’tan Mudanya’ya Kadar)” Selçuk Üniversitesi Doktora Tezi, 2005
³⁵ Hassa Kaymakamlığı, ” Ardından Söylenenler”, erişim: 21 Ocak 2024
³⁶ Ege Olay, Sibel Bingöl, Ahenkli Türkçemize Ne Yapıyoruz?, 1 Ekim 2023, erişim: 23.01.2024
³⁷ Mansur Yavaş, ABB Başkanı, @mansuryavas06, 22.8.2020, erişim: 23.01.2024
³⁸ KOCAELİ, M.Tanzer Ünal, İranlı Sosyolog Tölge’nin Atatürk ve Türkiye’ye bakışı, 2.9.2022, erişim: 23.1.2024
⁴⁰ Con Sinov, @lordsinov, Nov 9, 2021, erişim: 30.1.2024
⁴¹ Patronlar Dünyası, “Kazakistan’ın Almatı şehrinde Atatürk heykeli törenle açıldı”, erişim: 31.1.2024
⁴²HABERLER.COM, “Guatemala’da Atatürk Büstü ve Çinilerle Süslenmiş Pergola Açıldı”, 7.12.2023, erişim: 31.1.2024
⁴³TRT Avaz, “Sırbistan Posta Teşkilatından Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılı için Hatıra Pulu”, 2.11.2023, erişim:31.1.2024
[1] Emekli Eğitim Müfettişi
* UNESCO Genel Kurulunun aynı kararı gereği, Atatürk’ün doğumunun 100. yıldönümü olan 1981 yılı, tüm UNESCO üyesi ülkeler tarafından “Atatürk Yılı” olarak kutlanmıştır.
**Atatürk 1930’lu yıllarda “Çok değil 100 yıla kalmaz insanoğlu Ay’a gidecektir” öngörüsünde bulunmuştur. Atatürk’ün isteğiyle yurt dışında eğitim alan, Türkiye’nin ilk uçak mühendisi olan Necdet Eraslan; roket teknolojisi, dizel motoru, havacılık teori ve pratiği alanlarda Apollo-11 ve diğer NASA projelerinde çalışacak ekibi eğitmiştir.